5 Mart 2009 Perşembe

ESKİ KARŞIYAKALILAR...NELER DEMİŞ...

İsim: volkan nomak
Nerden: karşıyaka
E-mail: v.nomak@hotmail.com
selam
Eklenme: January 12, 2009

İsim: Müşerref Abay
Nerden: İZMİR
E-mail: Muserrefabay@hotmail.com
Merhaba bu site benim ilk gözağrım tesadüfen bu siteyi buldum ve bir karşıyakalı iflah olmaz bir karşıyaka sevdalısı olarak katıldım Erdal bey ve ailesi her nekadar tanışmasakta gönlümde benim dostlarım bu site sayesinde karlisle tanıştım ve katıldım gördümki karşıyaka böyle sevilir ancak bu kadar sevilir ben çocukluğumdaki gençliğimdeki karşıyakayı bu sitelerde tekrar yaşıyorum karşıyakayı yaşatmak adına emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler esen kalın
Eklenme: January 8, 2009

İsim: M. ENDER EKMEKÇİBAŞI
Nerden: KARŞIYAKA-İZMİR
E-mail: ender@3e-elektronik.com
Sevgili Erdal Ağabey,
Daha önce vermiş olduğun sitene ait link'e işlerimin yoğunluğu sebebiyle bakamamıştım. Nasip bu güne imiş. Sitede yazı yazan tüm Karşıyakalılara teşekkür ederim. Bize Karşıyaka ile ilgili Nostalji yaşattıkları için. Hele Kemal Kamil bey'in yazdığı yazılarda bahsettiği İlkokulda ve aynı öğretmende okumuş olmak bile bana ayrı haz verdi. Yeni yılın hepimize sağlık , huzur ve mutluluk vermesi savaşsız bir dünyada yaşamak dileği ile saygılarımı sunarım.
Eklenme: January 4, 2009

İsim: kemal kamil
Nerden: fortlauderdale
E-mail: neseli42@yahoo.com
Buz dolabi bilmezdik.
Sular Menemen isi testilerde sogurdu.
Testinin cok hafif su sizdirani makbuldur.
Karsiyaka'nin sicaginda buharlasan su,testiyi ve
suyu sogutur.
Misafir gelecegi zamanlar,carsiya buzcuya gidilirdi.
Tahminen 100x15x10 cmlik buz kaliplarindan,5,10,25
kurusluk kismini testereyle keser,tam ortaya tasima ipinin kaymamasi icin iki centik acardi.
Buz evde yikanir bir kismi kirilir,surahideki suyu,serbeti soguturdu.
Necmi,yazlari "elleri yakan,soguk gazozu" buzla doldurulmus bir kovadan satardi.
Bos siseleri ayri bir kovada tasirdi.
Marullar yerli,Karsiyaka bostanlarinin taze sanki
sekerli mahsuluydu.
Kivircik veya duz yaprakli olurdu.
Marulcuya kivircik iki tane dersiniz.
Elindeki sisi sizin sectiginiz marulun kocanindan
gecirir,palmiye yapragindan tutacak yapar,dort
tane yesil sogan baglar elinize verirdi.
Karsiyaka halkinin bir kismi Girit gocmenidir.
Annelerimiz,kardesleriyle Rumca konusurdu.
Bahar Karsiyaka'ya cicekler,yeseren toprakla
erkenden gelirdi.
-Mart kapidan baktirir,kazma kurek yaktirir.
Bir kisim vatandas daglardan topladiklari yabani lale,sumbul,dafodili uskele meydaninda satardi.
Yesillik,Horta,radika,ebegumeci,oskalibroz,sevketi-i
bostani,tur p otunu Giritliler bilirdi.
Ayiklanip yikanan otlar haslanir,zeytin yag ve limonla ,kuzu etiyle pismis misk gibi kuru fasulyanin yaninda salata olarak yenirdi.
Babaannem rahmetli Gylane,Geylan'dan Balkan harbinden sonra gocup gelmisler.
Makedonyalilar alt ust boregi ,kol boregi bilir.
Buyukannem isirgan otunu kullanirdi borekte.
Yesil biberleri komur atesinde kozler,kabuklarini soyar,sarmisakli yogurtun uzerine hafif zeytin yagi gezdirir afiyetle yerdik.
Zeytin yagi yemeklerin ortak paydasiydi.
Pazar gunleri,yagcilar pazara gelirdi.
Ucuz ve temiz yag,bir litrelik siselere doldurulur.
Yagin renginden,kokusundan,berrakligindan,tadindan
kalitesini anlarsiniz.
Bazen dost akraba hediyelik bir sise veya tenekede zeytin yagi gonderir.
Bakla,pirasa,enginar,fasulye,borulce zeytin yagli
lezzetine doyum olmaz.
Zeytin yagli yemeklerin yaz sicaginda bozulma derdi de yoktur.
Burada Horta satan yegane lokantayi Girtli
bir Rum isletiyor.
Gecen aksam,tabagimdaki ot salatasi beni tuttu,
altmis sene onceki Karsiykaya goturdu.
Yaslilik,hatiralin gittikce artmasindan ibaretmis.
Eklenme: January 2, 2009

İsim: aydan unal
Nerden: izmir karsiyaka
E-mail: aydanunal35@hotmail.com
oz karsiyakaliyim 1948 yilinda dogdugum bu sirin ilceyi hatirlarken hep gozlerim dolar,heycanlanir ve sevinirim nedenini bende bilmiyorum canim kadar sevdigim bir yer karsiyakakendimi hatirlamaya basladigimda alaybey yali caddesindeki evimizi ve yosun kokan asvalt olmayan sahilini ve sahildeki yol boyu uzanan seti hatirlarim aksamlari sette oyuranlar izmirin isiklarini seyredenler ve bu aradada kovalar icinde soguk kalipso gazozlari satan kucuk saticilar arasira gecen vasitalar daha sonra 1849 sokakta ikamet ettik kiz malim mektebi simdiki adi ile karsiyaka lisesi,karsiyakanin guzel kizlari ve delikanlilari bu okuldaydi ingilizce ogretmeni saime hanimi yanimizdaki evde otururlardi fisun,nuri samimi arkadasimdi kadirin dogdugu gunu hatirlarim, biraz ilerde sogukkuyuya giden yoldada altinuc sinemasi vardi icersinde havuzu ,fiskiyesi ve de bu fiskiyede bir pinpon topu bu top su ile birlikte hareket eder hic yere dusmezdi bu sinemada unutamadigim muhterem nurun arkadas filimi olmustu o zamanlar her taraf a rahatlikla gidilebilrdi mesela komsu1arla yamanlar dagina gidip papatyalr arasina serdigimiz kilimlerin uzerine oturup evden getirdigimiz yumurta kofte ekmegi yerken uzaktanda kirmizi kiremitlerle ortulu tek katli karsiyaka evlerini seyretmek bizlere cok haz verirdi zaten karsiyaka takimimizin renkleri her halde buradan cikti yemyesil bir karsiyaka ve kiremitlri kirmizi evleri ...1temmuz gunler yapilan yuzme yarislarinida unutmamiz mumkun digildi sur ve efes gemileri iskeleden kalkar biraz ilerdeki yarisma yapilan mahalde demir atarlardi karsiyaka halkida buradan yarislari izlerlerdi. Yuzmede Huseyin Karace devamli 1. olurdu birde size Turan otobust duragini hatirlatmak isterim orada Hasanbey duragi vardi artur,huseyin,sevki,aynur ve aysin karaceyi tanimiyan varmiydi? bu duraktaki evde otururlardi babalarinin adi Hasan oldugundan bu duraga Hasan bey duragi derlerdi Turanda bulunan firinin ekmeklerin tadina doyamazdik,seneler ilerledikce karsiyakamiz yavas yavas kalabalik olmaya baslamisti hegele meydani carsinin bir simgesi idi bu meydandan kimler kecmezdiki sevdigine kur yapanlar sevdigini gormek icin carsiya cikanlar tum yakisiklilar ve guzel karsiyakanin kizlari sanki podyumda yururcesine carsiyi ve sahildeki kaldirimlari turlarlardi 1738 sogak taki guzel insanlar tamiz mandara yogutcusu,camliktaki asiklar,sicacik insanlarla dolup tasardi sahilden bostanliya dogru ilerleyin 9 kayalari gorurdunuz,balikcilar ag cekerler semt sakinleri tepsileri ile balikcilarin basinda baklerlerdi bir yandan yosun kokusu bir taraftan izmirin meltem ruzgarini teneffus ederler koyu sohpetlere dalarlardi bu aradada aga takilan cucunalari seyrinede doyulmazdi.bu senelerdede fuarin cocuk gozu ile anlatmaya calisacagim lunaparktaki ordekli atlikarincalari ve turyag fabrikasinin pavyonundaki kopuk havuzu ve bebek sabunlari.... 60 yillarin ortalarinda karsiyakada hafif bati muzugi guruplari kurulmistu maca 5 i ,yakamozlar,sefiller o seneki genc kusak bu muzik elcilerini hatirlamamalarina tabiki imkan yoktu muzk diyince hayal sinemasi,beyazit sinemasini unutmak mumkunmu fuar sezonu biterken sanatcilarin ugrak yerleriydi buralari ve seneler ilerliyor 70li yillar bitmek uzere bostanli yeni yeseren tarla gibi etrafa yayiliyor sahildeki evleri modern mimari ile izmire goz kirpiyor bostanli diyincede kofteci remziden bahsedemeden gecemiyecegim hele hele yilbasi piyangosundan kazandigi buyuk ikramiye ile etrafina mutluluklar sacan bu mutlulugunu corbalarina yansitan bir lokantaci ben en son mavi dunya apt.ikamet ettim o seneler 80 li senelerdi midyeciler denizin sig olmasi nedeni ile denizin sanki ortalarina gelmis gibi ilerlerler ve kurekleri ile tarak midye toparlarlar bahar ve yaz aylari saat 17.00 oldugu zaman deniz motorlari baliga gidisler semtimizin olmazsa olmazlari idi iste size yarim asir zaman diliminde beni etkileyen karsiyakamin ve izmirimin karelerini size sunmaya calistim inanin omur o kadar kisaki yasimiz ilerledi ama daha karsiyakama doyamadim bile......
Eklenme: January 2, 2009

İsim: Ömer Yardaş
Nerden: İzmir-Karşıyaka
E-mail: omer@modelgemi.net
Merhaba,
1954 Karşıyaka, Alaybey Tersane Mahallesi 1663 Sokakta daha sonra da Alaybey 1669 Sokakta (Sayın Kemal Kamil Beyin mesajlarında 1969 Sokak Olarak bahsettiği Şan Sineması Sokağı) toplam 25 yıl yaşamış en sonunda da şartlar gereği Girne Bulvarında yaşamına devam eden 54 yıllık bir Karşıyaka ve Alaybey sevdalısı olarak tesadüfen siteyi buldum. Bir solukta tüm mesajları okudum, Çocukluk ve Gençlik yıllarımın karşıyakasını siz değerli Karşıyaka sevdalıları sayesinde tekrar yâd ettim. Sağolun var olun.. Mesajlarda adı geçen ve Karşıyakamızın simgeleri olmuş o günlerde yaşadığımız pek çok güzelliği mesajlarınızda tek tek okudukça o günleri yaşadım.
İnşallah ben de ilk fırsatta eski karşıyakamızın hatıralarda kalan, ancak bu satırlarda henüz dile getirilmemiş bazı güzelliklerini yazmaya gayret edeceğim.
Saygılar.
Ömer Yardaş

Yönetici Cevabı: Sevgili Yardaş;
Ne kadar iyi edersiniz..Karşıyaka'nın güzellikleri bizimle beraber yok olup gitmesin.mutlaka yazın...Mutluluk dileklerimle.
Eklenme: December 24, 2008

İsim: kemal kamil
Nerden: fortlauderdale
E-mail: neseli42@yahoo.com
Cocukluk ve genclik yillari bes duyunun en guclu
oldugu zamandi.
Ve Karsiyaka cicek kokardi.
Yaz aksamlari yasemin,Ful,ballibaba,manolya, sebboy ve gul tadina doyum olmayan rayihalariyla ruhu sanki kucaklar,mesut ederdi.
Menekselerin kendine ozgu bir kokusu vardir.
Tipki fal bakar gibi asina yuzler aradiniz renklerin valsinde.
Kimi catik kasli,kimi masum,kimi isveli yuzlerdi.
Baharla berber gelen yaban laleleri,sumbulleri
iskelenin karsisindaki kosede satilirdi.
Nar cicegi kokmaz ama karmen kirmizisiyla sizi
buyuler.
Ayva ciceklerinin kendine has bir parfumu vardir.
Dut gosterissiz cicegini acele mevya yapar.
Alibeyin hamaminin onunde biri buyuklerin tirmandigi kalin ,digeri kucuklerin paylastigi ince govdeli beyaz dut agaclari vardi.
Fistik camlari recineleri,polenleriyle siradadir.
Kozalaklari acmanin kisa yolu,ateste pisirmekti.
Ve evimizde kis sabahlari,sobanin,bazen mangalin ustunde elma,limon kabugunun misk gibi kokusuna,
kizarmis ekmegin,cayin istah acan kokusu karisirdi.
Analarimizin sevgiyle ve ozenle pisirdigi
yemekler,degme ahciya tas cikarirdi.
Cunki yerli bakla,araka,enginar,fasulye,bamya,
patlican,biber patetes,havuc,marul,soganla
yaz gunesinde yapilan domates,biber salcalariyla
pisirilirdi.
Yavas yavas,usulca ve zahmetsizce aramizdan
ayrildilar.
Cunki bizim uzulmemize dayanamazlar.
Serviler altinda,sesiz yatar ve ancak bir Fatiha beklerler okadar.
Eklenme: November 30, 2008

İsim: kemal kamil
Nerden: fortlauderdale
E-mail: neseli42@yahoo.com
Karsiyaka neden guzeldi?
Deniz,hava toprak ve insanlari guzeldi.
Evler cicekli,meyva agacli bahceler icindeydi.
Yasemin,ful,ballibaba,manolya kokuluydu.
Ve henuz kanalizasyon butun semptlere ulasmamisti.
Yollar ne asfalt,nede betondu.
Benzin,dizel havayi kirletmemisti.
Biz trenlerin gecis saatlerini bilirdik.
Vapur iskelesinde,gec kalan son Kariyakaliyi almak icin,memur birkac dakika daha beklerdi.
Banliyo treni saat gibiydi.
Sabah sekizbucukta Karsiyaka istasyonuna gelir,
Menemen,Cigli taraflarindan okul cocuklarini getirirdi.
Linyit kokusu,kis aylarinda yanan sobalardan,trenlerin bacalarindan cikan asina bir kokuydu.
Kurum,komurden cikan gazlarin,agir metallerin
partikullerin sac borular icinde birikmesiyle
gorulen,komur tortusudur.
Sobalar havalarin isinmasiyla kaldirilirdi.
Cogunlukla babalarin evde oldugu gunlerde,pazarlari bu is yapilirdi.
Borular ici kurumlu oldugundan dikkatli bir sekilde birbirinden ayrilir,iki tarafi gazeteyle kapatilarak silkelenmek uzere bahceye cikarilirdi.
Cogu zaman birbirine iyice uymadigi icin,linyit dumani araliklardan sizardi.
Buna mani olmak icin alcili bir bez sarilirdi.
En netameli kisim ise dirseklerdi.
Tavana cakilan civilere,dirsekleri tutan teller
baglanirdi.
Borular nekadar uzun olursa,sicaklik ve sizma olaylari okadar cok olurdu.
Linyit yakmadan once sobaya once ince kiyilmis sonra daha iri odunlar yerlestirilir.
Cam agaclarinin recineli kisimlari cira diye,demetlenmis halde satilirdi.
En alttaki birkac cira kibritle tutusturulur.
Odunlar yaninca uzerine linyit komuru doldurulur.
Bazen ortaligi duman alir,kis gunu pencereler acilirdi,koku ve duman cikana kadar.
Sobalarin ateslemek icin altta bir kapagi,
ve sicaga dayanikli mikadan bir penceresi bulunur.
Ust kisimda,sobanin agzindan sactan yapilmis siyak kucuk bir kurekle komur ilave edilir.
En ustte,caydanlik,yemek isitmada kullanilan bir kapak daha vardir.
Boruya badlanan yerde disaridan acip kapatilan bir kapak vardir.
Komur veya odun tamamen yaninda,sicagin kacmasina mani olmak icin bu kapagi kapardiniz.
Nadiren sobanin etrafina,cocuklarin yanmasina
karsi onlem alinirdi.
Burada bebeklerin camasirlari vs kurutulurdu.
Daha sonralari yuksek randimanli,az ve ince kullu
tas komuru kullanir olduk.
Gazli sobalara gecis cok daha sonraki yillarda
gerceklesti.
Zengin degildik.
Ama mutluyduk.
Temizlik,tok gozluluk,buyuklere saygi,hakliyi ve cocuklari korumak icimizi isitirdi.
Eklenme: November 9, 2008

İsim: müşerref abay
Nerden: izmir
E-mail: muserrefabay@hotmail.com
bende eski karşıyakalıların biraraya gelmesini çok isterim kimbilir ne sohbetler ne anılar konuşulur eski tanıdıklar eski arkadaşlar nasılmutlu olur bende erdal beyden rica ediyorum bu sitede yayınlanırsa eminim bir çok eski karşıyakalı katılır esen kalın
Eklenme: September 17, 2008

İsim: Naz BEKEN
Nerden: İzmir
E-mail: ozen.1997@hotmail.com
Arzu ederseniz; sitenin yönetici bey efendi tarafından, eski izmirlilerin tanısacagı bir gün belirleyerek bir toplantı icra edelimi? maıl adresım ozen.1997@hotmail.com
Eklenme: August 26, 2008






İsim: semra yıldız
Nerden: istanbul
E-mail: smryildiz@hotmail.com
slm dedem hakkında yazdıklarınızı okudum ben BOMBACI ALİ ÇAVUŞUN torunuyum dedemi anımsadığınız için ve burada anlattığınız için size minettarım degerlerimizi unutmamak yaşatmak biz arkkadan gelenlere düşüyorsanırım size ulaşabılırsem daha detayılı bılgıler verebilirim görüşmek dilegiyle hoşça kalın

Yönetici Cevabı: Sevgili Yıldız;

Site benim, Ancak dedenizle ilgili anılarını
yazan Kemal Kamil; Amerika'da plastik cerrah bir
ağabeyimiz. Sanırım teşekkürü hak eden O, ama yine de ilginiz bizleri mutlu etti..Mutluluk dileklerimle...Bombacı'nın torununa....
Eklenme: July 22, 2008


İsim; Okan Çetin
Nereden: Karşıyaka
Ekleme ; 3 Haziran 2008


Selamlar

Karşıyaka Web sitenizdeki
anılarım kısmında Karşıyaka'nın 3 güzelinden bahsetmişsiniz. 1850
sokaktan (Ki orada bulunan Çetin Apt.'ında otururduk.) Tansaşa dönen sokağın (ki 1873 sokaktır) köşesindeki bahçeli
ve yuvarlak demir kapısı olan evde yaşayan ve bütün Karşıyakalılarca
Liz Taylor olarak bilinen bayan Özcan Eryüksel’in eşi Sevgi
Eryüksel'dir. Bahsettiğiniz evde Özcan Bey Ağabeyi Ümran Bey ve eşleri
beraber yaşarlar iş çıkışı 1956 model Plymouth marka 35 AC 111 plakalı
arabalarıyla abi kardeş gelirler. Bahçe girişinde en güzel giysilerini
giymiş ve süzlenmiş Sevgi Hanım (Liz Taylor) ve Abisinin Eşi Nesrin
Hanım Özcan Bey ile Ümran Bey'i karşılarlar ve bu adeta bir tören
ciddiyetinde olurdu. Daha sonra kapılar kapanır bahçede kurulan masada
akşam yemekleri yenirdi.

Bu evin yıkılmasından sonra Özcan Bey ve Eşi Sevgi hanım karşıdaki
Yekta Apartmanı No 41/B Daire 5'e taşındaılar. 1990 lı yıllarda karı
koca İnzivaya çekildi ve evlerine misafir kabul etmediler. Ancak Yan
dairedeki Abeyi ve Eşi ile sosyal münasebetlerini her daim sürdü.

Bundan 2 yıl önce Tiz Taylor ismiyle maruf Sevgi Eryüksel vefat etti.
Eşi hala aynı adreste münzevi hayatına devam etmektedir. Ara sıra
Tansaşa çıktığında kendisiyle 3-5 kelime sohbet ettiğim olur.

Bilgilerinize.



İsim: Kemal Kamil
Nerden: FLauderdale
E-mail: Neseli@yahoo.com
1942 dogumlularin Karsiyaka anilari,yasadiklari mahalleye gore degisir.
1969 sokak Alaybey'de eski San sinemasina bitisik,
tren yoluna dogru giden toprak bir yoldu.
Sonra Arnavut kaldirimi,daha sonra beton oldu.
Ici kagit veya bez doldurulmus topla futbol oynardik.
Pahalli oldugu icin,mesin topumuz yoktu.
Yeni bir film goren arkadas,gormeyenlere filmi anlatirdi.
"Sahne aciliyor,oglan beyaz ata binmis...."
Bir ara kan kardesi olmaya merakliydik.
Parmaktan kan cikarilir,kan damlalari birbirine
degdirilince,kan kardesi olurdunuz.
Kusmek,size cok icerleyen bir arkadasinizin ipleri
koparmasiydi.
Orta parmak isaret parmaginin ustune konur.
Darilmak isteyen,"Boz" diye elini uzatir.
Parmaklari acarsaniz,kusluk baslar.
Kusumama sak sak,
Istiyor barismak,
Mendili ipek,
Kendisi kopek.
Teranesi psikolojik savas silahlarindandi.
Kusler,biribirinin adini soylemez,cok mecbur kalinca,Kusumama diye hitap edebilirdi.
Aileden birileri hastalaninca,siklikla sebebi bilinmeyen durumlarda,kursun dokturulur.
Bu isi yapan mahhallece bilinir.
Erimis kursun cas diye bakir kaptaki suya dokulur.
Kursunun sekline bakarak falci vaziyeti idare ederdi.
Ilac fabrikalarimiz henuz yoktu.
Eger atesli ve oksururuyorsaniz,kupa cekilir.
Bircok evde,ecza dolabinda kupalar vardi.
Mavi ispirtoyla yanan bir pamuk,kupanin icindeki havayi alir.
Kupa hastanin gogus kafesine basilinca,negatif basin sebebiyle deri kupann icine dogru emilir.
Kupayi cikartirken kendine has bir ses cikardi.
Sonra tenturdiyot kafes kafes surulur,sicak bir yunlu bez agriyan yere konurdu.
Zaman zaman deniz suyunun kirliligi ikazina aldirmaz,yuzerdik.
Bir defa konjonktivit oldum.
Rahmetli babaannem okudu,ufledi,hafiften de tukurdu yuzume.
Zehirlenme,esek arisi sokmalari hallerinde, tedavi sarmisakli yogurttu.
Gunes yaniklarinda da normal yogurt surulmeden
uyumak zordu.
Erkek ve kiz cocuklari ayri oynardi.
Beraber oynan oyunlar,dokuztas,korebe,ip atlama
saklanbac,dokuztas,muku,istop...
Erkekler de kendi akranlariyla oynar ve konusurdu.
Baharda,kuscularin sattigi kusu 25 kurusa alip
Azat,buzat,sen beni ahrette gozet diye ucururdunuz.
Hidrellezde,taslarla sinirli evler yapilir,dilek
tutulur,kira;Yamanlara,Semikler tarafina dogru
piknik yapilirdi.
Eyyami buhur'da ,en uzun gunde gunese cikanin arap olacagi soylenirdi.
Denize girmek icin,karpuz kabugunun denizde gorulmesi salik verilirdi.
Musevilerden gelen,balikla sut yemenin zehirli olacagi ananesi vardi.
Paskalya zamani renkli yumurta tokusturulurdu.
Galip bedava haslanmis yumurta alirdi.
Kolanya ikrami,henuz sabunun bilinmedigi Roma
zamanindan kalan bir Ege adetiydi.
Gunes batmadan evde olma mecburiyetimiz vardi.
Misafirlere ayva,visne receliu ikram edilir.
Kahve,cay,serbet,gazoz icilirdi.
Validem,erkek cocuk bos oturmaz hayati ogrenmeli
diye beni yazlari calismaya gonderirdi.
Elektrikci,marangoz,mobilyaci,ressam atolyesinde cirak olarak kazandigim parayi anneme verirdim.
Erkek cocuk olmanin gururunu duyarak!.
Eklenme: July 16, 2008

İsim: Kemal Kamil
Nerden: FLauderdale
E-mail: neseli42@yahoo.com
Turkbirligi Ilkokulu,Zubeyde hanimin kabrine bitisiktir.
Duvardan bakinca,kabir tasinin arkasini gorurdunuz.
Okulun kuzey dogusunda ise park vardir
Birinci sinif Turkce okumayi ogretir.
Mujde Alfabe bitti,son sayfadir.
Kursun kalemler,grafitin yumusakligina gore
numaraliydi.
Castel marka,yeil boyali bazen dibinde silgi olan
en kalite kalemdi.
Murekkep daha cok ev odevlerinde kullanilirdi.
Murekkep kalemdeki yuvaya sokularak takilan , degisen kalinlikta,metalden yapilmis beyaz veya sarimtrak renkteki onemli parcaya Uc denirdi.
Murekkep kalem gibi ithal maliydi.
Pelikan veya Quick marka,mavi,yesil,kirmizi renkte olurdu.
Siyah yazilar icin Cini murekkebi alinirdi.
Okula murekkep sisesi getirmek yasakti.
Cunki devrilince elbise,sira,masa da boyanirdi.
O sebepten Hokkaya koyulup getirilirdi.
Hokka cam veya bakalitten yapilir.
Dibi sise gibi kapali,agiz kismi huni gibi iceriye
donuk oldugundan ,devrilse de murekkep dokulmezdi.
Her sirada hokkanin icine konulmasi icin yapilmis iki delik bulunurdu.
Murekkep kalemle yazarken,uca fazla murekkep alinmaz ve uc fazla bastirilmaz.
Cunki murekkep kagida dagilir,yeni bastan yazmak gerekirdi.
Onceleri defter ve kagit disardan gelirdi.
Sonradan ikinci hamur,ucuz kagitlar cikti.
Bunlarda yazmak ayri huner isterdi.
Genis puntolarla yazmak icin ya ozel uc alirsiniz veya,bir tahta parcasini yontup imal ederdiniz.
Dolma kalemler pahalliydi.
Nadiren buyukler,bir gosterge gibi ceketlerine takardi.
Derken tukenmez kalemler cikti.
Bunlar Fransa'dan ithal edilirdi.
Baslangicta duzgun yazar bazen murekkep akitirdi.
Boya kalemleri de ithaldi.
Sulu boya pahalliydi.
Halide hanim beni Ses sinemasinin yan sokagindaki
nalbura gonderdi.
Toz boya,tutkal,beyaz boya diye kursun oksit aldim
Ogretmenimiz bunlardan cesitli renklerde sulu boya yapti.
Fakir zengin hepimiz bu boyalari kullanip,bahar
cicekleri acmis bir dalin resmini yapmistik.
Ilk katta,siniflara acilan tahta kapli buyuk bir salon vardi.
Buradaki piyanoda,Halide hanim muzik yapar,biz sarki soylerdik.
Agabeyim,ablam ve ben bes sene arayla bu kabiliyetli ince hanim efendinin ogrencisi olduk.
Hala sevgi ve saygiyla hatirlariz.
Allah rahmet eylesin.
Eklenme: July 7, 2008

İsim: Kemal Kamil
Nerden: FLauderdale
E-mail: neseli42@yahoo.com
Istiklal savasi gunlerinde Karsiyaka kucuk bir kasabadir.
Nufusunun cogunlugu Ermeni,Rum ve Levantenlerdir.
Civar koyler Turk'tur.
Karsiyaka'da genis bahceli evler,sahilde yabancilar ve konsoluslarin yazliklari vardir.
Belli basli butun buyuk binalar azinliklara aittir.
Benim aklimda kalanlar arasinda,Karsiyaka Lisesi
Turkbirligi,Cumhuriyet,Ankara Ilkokulu,en azindan
cesitli Hristiyan mezheplerine ait dort bes klise,Havra bir zamanlar Karsiyaka'nin ilk ozel kolej biinasi,halk evini sayabiliriz.
Verimli topraklarda,cicek,meyve ve sebze bahceleri
icindeki malikanelerde azinliklar zengin ve rahat yasarlar.
Fakir Turk halki kerpic evlerde,varoslarda yerlesmistir.
Deniz cam gibi temiz,korfez sulari doganin butun nimetleriyle doludur.
Sahil yolunda tramvay isler,Istasyona uzanan ana yolu gaz lambalari yanardi.
Vapur iskelesine paralel birkac iskele,balikci kayiklarinin demirledigi koy,kucuk,onunde bayrak dalgalanan bir polis karakolcugu vardi.
Iskelenin hemen yanindaki artezyenden su icilirdi.
Burada balikcilar cipura,kefal,mevsime gore tranca,sardalya satardi.
Gediz deltasindan avcilarin getirdigi ordekler,dukkanlarin onunde ayaklarindan asili musteri beklerdi.
Kutuphane yoktu.
Karakulak,dar kucuk bir dukkanda,geceligi bes kurusa roman kiralardi.
Ses sinemasinda,Misir'da cevrilmis filmler oynardi.
Motorlu arac yoktu.Hava temizdi.
Rodos,Grit,Makedonya gocmenleri,ulkeden kacan
azinliklarin evlerine yerlestirilmis.
Belli basli yapilar,egitime,yetimhaneye ayrilmisti.
Zengin degildik ama temiz,serefli,umitli,yeni nesiller pesindeydik.
Turkbirliginde her sabah yasami solerdim.
Butun okul,hep bir agizdan tekrarlardi.
Turk'um!
Dogruyum,caliskanim,
Yasam,
Kucuklerimi sevmek,buyuklerimi saymak,
Yurdumu,ulusumu ozumden cok sevmektir.
Varligim Turk varligina armagan olsun!
Oya Tarim,
Ayse Fusun Saf,
Akim Akefe,
Vecehat Dalaman,
Ilker Yurttas,
Ilker Gurtas,
Mehmet
Gulen Ogan,
Hasan Kalaycioglu,
Ozer Yapan,
Alev,
Nevin Akkaya,
Atilla Baykalmis,
Nuran Amas,
Melih Erogul,
Umit Cokaglar,
Ocal Bengisu,
Alev Batu,
Erdal,
Alev,
Kenan Tapman,
Cicek Sertel,
1949 senesinde Turkbirligi ilkokulunda
Halide Gurtin hanimin birinci sinif ogrencileriydik.
Eklenme: June 30, 2008

İsim: kemal kamil
Nerden: Flauderdale
E-mail: neseli42@yahoo.com

Balmumu-Tığ-Mıh-Domuz kılı

Konfeksiyon,Sumerbankin ayakkabi ve giyim esyalariyla sinirliydi. Elbise yaptirmak icin,once terziye gidilir. Elinde mezure ve bacak arasinada kullanilan tahta metreyle terzi olcu alir.
Tuhafiyecilerde top top kumaslar,yassi rulolar halinde raflarda durur. Patron kasada,emektar tezgahtar servistedir. Terziye gitmeden kumas alindigi da olur. Tezgahtar bir bakista kac metre alinacagini bilir. Siklikla alisveris taksitle,versiye denen sekildedir. Terzi bir,iki provadan sonra elbiseyi bitirir. Jilet gibi pantolon utulemek icin,icinde komur yanan agir utuler kullanilir. Buharin kumasi yumusatmasi icin,once pantolona su serpilir.Kullanilmaktan sararmis cileli bir bezin uzerinde utu gezdirilir. Buharin ve kumasin tuhaf,yunlu kokusu ortaya yayilir. Kapidan cikarken,ustaya kalfaya tesekkur edilir,ciraga bahsis verilirdi. Gomlegi anneler veya eli yatkin filanca teyze dikerdi. Kundura,ayakkabi icin fiat kesilir,ayak olcusu verilir. Kosele,mesin,boya kokulu bir dukkan,uzerinde ozel cekic,kaliplar,civiler,tig,mih,balmumu,domuz kili, ciris olan kare seklinde alcak bir masa,etrafinda hasir iskemleler ve ortadan inen,elektrik lambasi yine usta cirak sistemiyle calisirdi. O zamanlar herkez universiteye gitmezdi. Bayram gunu itinayla giyinir,ana babanin buyuklerin sonrada dost akrabanin elini opmege giderdiniz. Arkadaslarla top oynamaktan once kacinir,sonra herkezin oynadigini gorunce,toz toprak icinde oyuna dalarsiniz.
Oyun bitince,kan ter icinde,cilasi gitmis,derisi kalkmis ayakkabilar icin evde zilgiti yerdiniz.
En once ayak basparmaginin oldugu kisim delinir. Yazin pek sorun olmaz. Kisin coraplar islandigi icin,valide isin farkina varirdi. Ayakkabiya pence yapilir. Bir ara,altina kabara caktirip,rap rap cikan sesle yurumek ,kosturmak modaydi. 1960 senesi Izmir Fuarinda ilk defa,ucuza,takim elbise satisinda faydalandim. Tiril tiril yazlik,laciver bir takim. Doktor adayi,Istanbul'un kisinda titrer,ayakkabidaki deligi sigara paketinden kesilen ic yamayla kapatirdi. Delik gorunmesin diye ayak ayak ustune atmazdim. Sayginin gizli sebebine o zamanlar pek sik rastlanirdi.
0 1.06. 2008
Eklenme: June 29, 2008

İsim: İLKAY BAŞARAN
Nerden: BALIKESİR/AYVALIK/A.OVA
E-mail: ilkaybasaran@gmail.com Erdal Bey merhaba. Sitenizi çok beğendim. Keşke ozamanları bende görebilseydim...

Yönetici Cevabı: Sevgili İlkay;

Hiç endişem yok ki 40 yıl sonra sen de Ayvalık'ın
ve Altınova'nın bu günlerinin özlemini duyacaksın.Diliyorum ki O yıllarda hayatında hiç
"KEŞKE"n olmasın. Mutluluk dileklerimle.
Eklenme: June 25, 2008


İsim: volkan ozal
Nerden: sydney/australia
E-mail: powerofturk@hotmail.com
ben 1967 dogumlu biri olarak,yasanilan bu tarih kronolojisinin belkide cok sig bir yerinde kaldim.ancak tuhaftirki anlatilan her hikayeyi ve her anekdotu,iliklerime kadar hissettim.bu hayal alemi diyebilecegimiz guzellikler kusaginin kahramanlarindan bir cogunu sahsen tanima mutluluguna erdim.yaklasik 1 sene once sevgili karsiyakamdaydim.oraya gelir gelmez ilk isim sogukkuyu ve ornekkoy mezarliginda yatmakta olan,sahsen veya giyaben tanidigim karsiyaka sevdalilarini ziyaret etmek oldu.bazen bazi seylerin yoklugunu veya ihtiyacini,o seye cok yakinken algilamak oldukca zor oluyor.o guzel imbat ruzgarini,sicak bir simit kokusunu,vapurlarin duduklerini veya bir bozacinin,tahan pekmezcinin yavas yavas uzaklasan sesini hissetmek oldukca duygusal ve bir o kadar da mutluluk verici birsey.bana ve bize bu duygulari yasattiginiz icin sonsuz sevgi ve saygilar sunarim.butun bu filmin artik aramizda olmayan kahramanlarini da saygi ve rahmetle aniyorum...

Yönetici Cevabı: Sevgili Ozal;
O güzelliklerin bir parçası olmak, sizin gibi
bana da mutluluk veriyor.Özellikle yurt dışında yaşayanların anılarımdan keyif almaları benim de
çok hoşuma gidiyor. Yaşadıkça Karşıyakalı olmanın tadını çıkaralım. Çünkü o doyumsuz anılar da bizimle beraber yok olup gidecek.Mutluluk dileklerimle....
Eklenme: June 5, 2008

İsim: Hamza Başar
Nerden: Antalya
E-mail: basarhamza@yahoo.com
değerli dostum
İzmirli arkadaşların yoğun olduğu bir siteye kısa bir anı yazmak için kaynak ararken rastladım sitenize.Beni çocukluğumun en güzel günlerine götürdünüz.1950 sonlarıda cumhuriyet ilkokulunun arkasındaki 1699 sokakta bir süre kaldık.Çok şey hatırlamıyorum.Ama akşam kapının önüne bir kova su dökülüp çıkartılan sandalyeler,komşu sohbetleri,yan komşumuz gayrimüslim vadantaşın sehpayla kurduğu şarap sofrası,ikram ettiği midye dolmaları bunlar evimizden hatırladıklarım.Ama gece oynanan saklambaç,iskele meydanı vapurla eve dönerken çok uzaktan kanat çırpan kırmızı leylek,iskele meydanındaki tilla restoran 75000 nüfus,5 tane iki ile yazılan itfaiye telefonu
iskelenin karşısındaki köşedeki(milliyet akşam samoo diye aklımda kalmış bağırışı)yaşlı gazeteci.Sarı 25 likle aldığım yosuna sarılı kırmızı kurt, sülünez,aynı adamdan alınan kıstırma kurşunlu sinek oltasıyla annem babam lokma yerken sandalyelerin arasından tuttuğum ilk balığım,çalan I found my love in portofino şarkısı(hala dinlerken gözlerim yaşarır çocuklarıma bir türlü nedenini anlatamam)Bütün bunları bana aynı tatta tekrar yaşattınız.Teşekkür ediyorum.
Asker babanın asker çocuğu olduğumdan bir defa çıkınca bir daha dönemedim güzel izmirime.Şimdide dönmeye korkuyorum.Anılarımdaki gibi kalsın istiyorum.
yaşattığınız güzel duygular için teşekkürler.Saygılar
Eklenme: May 15, 2008







İsim: Ahmet DÜLGER
Nerden: İzmir
E-mail: ahmetdulger@hotmail.com
Tüm 6 Edebiyat C sınıfındaki arkadaşlarıma Sevgiler Saygılar.
Eklenme: May 2, 2008

İsim: Cihangir Yarız
Nerden: Karşıyaka-İzmir
E-mail: cyariz@yahoo.com
Sevgili Erdal, Sana verdiğim bir sözü yerine getirememenin üzüntüsü içindeyim. Doğup büyüdüğüm 1662 nci sokağı anlatacaktım. Bir hayli de yazdım ama maalesef eski evimizin yerine yapılan apartmanın 5 nci katında oturan ve bana sokağın eski hali ile hakkında unuttuklarım konusunda yardımcı olan halam apartmanın merdivenlerinde geçirdiği bir kaza sonucu yatağa düşüp bir ay sonra da vefat etti. Bu olay beni maalesef yazmaktan caydırdı. O eski anıları kafamda canlandırmak bir ızdırap haline dönüşür oldu.
Biraz zaman diliyorum. Üzüntülerimin hafiflediği bir zamanda yazdıklarımı tamamlamaya çalışacağım.
Esen kal. Tüm Karşıyaka'lı dostlara sevgiler..

Yönetici Cevabı: sevgili Yariz;
Olanlara üzüldüm.Başın sağ olsun. Acıların yanında yazının hiç önemi yok..
Eklenme: April 28, 2008

İsim: Müşerref Abay
Nerden: İZMİR
E-mail: muserrefabay@hotmail.com
gazlambası çocukluğumda bizim evimizdede kullanılırdı bazen yanarken şişesi çatlar hemen yedeğini takardık yatarken koku yapmasın diye söndürürdük birde gazocağımız vardı alt kısmı yuvarlak gaz doldurulan deposu üstünde sacayağı şeklindeki ızgarasıyan tarafında pompası gazocağı yakılır pompalanarak ateşi kuvvetlendirir aliminyum tencere üstüne oturtulurdu bizim elektriğimiz olmadığı için babam pilli bir radyo almıştı küçük bir radyoydu kocaman bir bataryası vardı neredeyse radyo büyüklüğündeydibabam erkenden kalkar radyoyu açardı kahvaltı ederken yurttan sesler korosundan türküler dinlerdik yıldız ayhan ahmetgazi ayhan nezahat bayram nida tüfekçi neriman tüfekçimuzaffer akgün hatırladıklarm cumartesi geceleri izmir radyosunda istek programı olurdu hafta içi mektupla istek yapar cumartesi akşamı dinlerdik zeki müren gönül yazar perihan altındağ sözeri hamiyet yüceses safiye ayla müzeyyen senar radyomuza konuk olurdu daha sonra mithatpaşa sanat enstitütüsü radyosu polis radyosu yayınlarını dinlemeye başladık babam akşam haberlerini kaçırmazdı belki teknoloji çok azdı ama biz mutluyduk bizim çocukluğumuz gençliğimiz bir başka güzeldi esen kalın
Eklenme: April 11, 2008

İsim: Kemal Kamil
Nerden: FLauderdale
E-mail: neseli42@yahoo.com
Henuz her eve elektrik gelmemisti.
Karanlikta evlerde gaz lambasi yakilirdi.
Bakkaldan veya arabasindaki bidondan litreyle gaz
alirdiniz.
Biz bakkal Hafiz'in,Kemal Pasa caddesinin cifte
firinlara giden tarafindaki dukkanindan alisveris yapardik.
Kalipla alinan yesil veya beyaz sabun,peynir,tahin
helvasi bazen gaz kokardi.
Aleminyum olcuyu ya gaz bidonuna daldirir veya cesmesini acip siseyi doldururdu.
Gaz lambasinin altinda camdan yapilmis kisima bir kapagi acarak gaz konulur.
Teneke bir kasnak isigi yansitan daire seklinde bir aynayi ve icabinda duvara asmak,tutmak icin
sapi tasir.
Fitil lambanin buyuklugune ve isik gucune gore
eni degisen pamuktan yapilmis yassi bir dokumadir.
Bir ucu gazi emer,diger ucu kibritle veya cakmakla
yakilir.Yine camdan yapili,once genisleyen sonra daralip incelen,sise denilen kisim fitillikteki yerine oturtulur.
Fitil ayari,isigi azaltir arttirir.
Cok cikmissa,isli yanar ve cami sarimsi bir isle
kirletir,veya cami catlatirdi.
Hergun temizlenip parlak isik vermesi seglanirdi.
Sondurmek icin once fitil kisaltilir sonra ustunden uflenir.
Bu taktik fitilden gelen yanik gaz kokusunu azaltir.
Seyyar saticilar gemici feneri veya karpit lambasi
yakardi.
Cerez satan seyyar saticilar,manavlar aksamlari
etrafi bu lambalarla aydinlatirdi.
Iskeleden istasyona uzanan yol boyunca hava gazi lambalari vardi.
Bunlari yakan sonduren bir gorevli olurdu.
Ilk elektrik ampulleri elipsoid uzun sekilliydi.
Sarimsi baygin bir isigi vardi.
Belli saatte elektrik verilir,kesilirdi.
Ankara ve Istanbul radyolarindan sonra Izmir radyosu faaliyete gectiginde,devamli elektrik
almaya basladik.
Bizim radyolar yayina gec baslardi.
Erkenden gorev icin kalkan babam,ona kahvalti hazirlayan annem,daha cok gaydali Balkan muzigi dinlerdi.
Henuz Zeki Muren kadinlari kizlari guzel sesi ve usuluyle radyoya baglamamisti.
Istasyon gazinosu aksam bes sularinda gramofondan
Suzan Yakar Rutkay'in Maphusane cesmesi,yandan akiyor yandan, sarkisini defalarca calardi.
Gazel daha cok postahanenin karsisindaki meyhanelerde calinirdi.
Onlarin da ucbes plaklik kolleksiyonu vardi.
Bu plaklarda muzik az duyulur,gazelhanin sesi ve sozleri on planda olurdu.
Simdi, Oynama sikidim sikidim devrindeyiz.
Onlarin dediklerine aldirmayin.
"Az zamanda cok ve buyuk isler basardik..."
Eklenme: April 11, 2008

İsim: ENDER KORKMAZ
Nerden: İZMİR
E-mail: senolsunender@hotmail.com
Sevgili Erdal bey
Ablamla beraber bugün konuştuğumuz gibi siteyi baştan sona bambaşka bir heyecan ve özlemle gezindik.Hele ablam için harika bir duyguydu.ABLAMDA 1942 MEZUNUYMUŞ BU ARADA AMA 6-C DEĞİLMİŞ.EDEBİYATA AZİZE HANIM GİRMİŞ.Dediğim gibi meğer ne çok özlemişiz o zamanları.Teşekkür ederim.Aslında bu kadar çok şeyi tekrar yaşamayı hazmetmek zor günlerce tekrar tekrar okuyacağım gibi. Gerçekten unutulmaya kıyamadıklarımız.EMEĞİNİZE SAĞLIK.
Eklenme: February 22, 2008

İsim: müşerref abay
Nerden: izmir
üzgünüm erol beyin soyadını yalnış yazdım düzeltiyorum özür dileyerek Erol Ergir
Eklenme: February 12, 2008

İsim: müşerref abay
Nerden: İzmir
E-mail: muserrefabay@hotmail.com
Bugün Ertuğrul Erol Ergir’in yazısını okudum çok güzel yazmış beni çocukluğuma götürdü.birde Aziz Nesinin böyle gelmiş böyle gitmez isimli kitabını okurken böyle hissetmiştim. o yıllardaki yaşam zorluklarını çoğumuz yaşadık bayramdan bayrama kıyafet ayakkabı alınırdı.ama annelerimiz bizi her zaman tertemiz ütülü elbiselerle gezdirirdi ayakkabılarımız iki üç günde bir boyatırdı ayakkabılarımız biraz yıpranınca pençe yaptırılı diliş atılır topuk değiştirilirdi şimdi yamalı çoraplar yakası tersyüz edilen gömlekler kumaşı biraz eskiyince ters yüz edilen ceketler mantolar tarih oldu.okula giderken okulun kurallarına uymak zorunluluğu vardı belirlenen önlük veya forma kalın siyah çorap lacivert yün ceket veya süeter siyah ayakkabı ilkokulda saçlar derli toplu uzunsa örgülü ve beyaz kurdele bunun dışında aksesuar olarak toka bile takılmazdı biz bu disiplinle yetiştirildik. okulun giriş kapısında nöbetçi öğretmenler bekler bu kıyafetlere uymayanları eve gönderir ertesi gün düzeltip gelmesini isterdi.benim annemde Yunanistanın iskeçe şehrinde doğmuş çok güzel rumca konuşurdu mahallemizdeki birkaç komşuyla çoğu zaman bize duyurmak istemedikleri şeyleri rumca konuşurlardı 1941 yılında 14 yaşındayken bulgar zulmünden kaçarak meriç nehrinden kaçak bir sandalla türkiyeye her şeylerini iskeçede bırakarak kaçmışlar sadece anneannem saç örgüsünün arasında ve diş kovuğunda 100 drahmi kaçırabilmiş eşimin ailesi giritli basmahanede altınpark girişinde yüzyıllık bir ekmek fırını vardır o fırını ilkdefa eşimin dedesi kurmuş kayınvalidem çok lezzetli yemekler yapardı girit mutfağı ege mutfağı çok lezizdir. zeytinyağlıları dolmaları çeşit çeşit otları bazen zeytinyağlı bazen etli kayınvaldemin pişrdiği lezzetli yemeklerdir erol beyin karşıyaka evini ilk fırsatta gidip gezicemesen kalın
Eklenme: February 11, 2008

İsim: ERTUĞRUL MURAT HASIRCIOĞLU
Nerden: izmir
E-mail: ertugrul1952@gmail.com
MUHTEREM ERDAL ABİ,

MÜKEMMELSİN BAŞKA BİRŞEY SÖYLEMEK İMKANSIZ VE SİTENE ZİYARETÇİ AKINININ NASIL ARTTIĞINI GELEN YAZILARLA KENDİMCE TAKİP EDİYORUM, SOĞUKKUYU 'DA BİR SÜRE YAŞADIĞIMIZ FEVZİPAŞA İLKOKULU ARKASINDAKİ SOKAĞI,ZEYTİNZADEYİ,MUSAVVAT SOKAĞINI ANLATMAK ÜZERE HAZIRLIK YAPIYORUM.BÖYLE BİR SİTENİN ÖRNEĞİ İNTERNET ORTAMINDA HER HALDE YOKTUR. TEKRAR ELLERİNE EMEĞİNE BİLGİNE SAĞLIK .SEVGİ VE SAYGILARIMLA,
ERTUĞRUL M. HASIRCIOĞLU



Yönetici Cevabı: Sevgili Ertuğrul,
yazı hazırlıklarına çok sevindim.Anılarımız, bizimle birlikte gitmemeli..Karşıyaka'mız ancak böyle beleklerde yaşar, diye düşünüyorum.
Eklenme: January 28, 2008

İsim: I.SELMAN YAZICI
Nerden: ANKARA
E-mail: selmanyaz@gmail.com
Sevgili Devre Arkadasim Erdal,
Ellerine saglik,cok guzel olmus.Karsiyakalilara bir nostalji yasatiyorsun.En azindan benim icin oyle.Bu web sayfasini Karsiyakali tanidiklarima gonderiyorum.Simdilik selamlar.Gozlerinden operim.
6 Edeb.C 1502
Eklenme: January 17, 2008

İsim: NURİ SAKAL
Nerden: İZMİR- K.YAKA
E-mail: nsakal@safemail.koc.net
Gençlik yıllarıma geri döndüm,neler,neler hatırladım,çok güzel. Çarşıdaki dört kardeşler babamın dayı oğullarıdır.Doktorun meyhanenin bir altındaki bakkal'da dayı oğullarıdır(mahir,atilla,cengiz alev)yazları orada çalışıp zengin evlerine bisiklet ile servis yapardım.PTT'deki dilsizi hatırlayınca tüylerim diken ,diken oldu ne önemli şahsiyet idi,semboldu.Postahanede birde zenci hademe vardı,ona soy adı ile hitap edilirdi ATEŞ o arap osmanın (osman ateş)annesi idi.Beni çok severdi,onun için arap osmandan ben hiç korkmazdım.En ufak bir şeyde osman abiyi ateş'e şikayet edince osman abiyi o gece eve almaz idi. Yazdıkça heyacandan titriyorum aklıma binlerce anı geliyor,bütün çarşı esnafı gözümün önüne geldi .Sağolasın ellerine sağlık.İyiki varsın...
Eklenme: January 16, 2008

İsim: Naz BERKE
Nerden: İZMİR
E-mail: ozen.1997@hotmail.com Bu siteyi tammen tesadüf eseri buldum izmirli değilim ama 4 yıldır izmirde görev yapıyorum bir hafta önce EFENDİ adlı kitabı okudugumda İzmirin eski yerleri araştırmaya başladım İzmir iyon kültürüne haiz bir şehir oldukca fazla tarihi köşkler varmış neden bu köşkleri yıktırıp modern apartmanlar inşaa etmişler günümüzde yok olmuş bu köşkler bizlere eski tarihi hatırlatıyor gelecek özellikle güzelyalı çıvarındaki iki köşk yıkılmaya yüz tutmus lütfen bari bunları gerı kazandıralım lütfen gelin bu tarih kokan sehir moderleşme uğruna yok etmeyin lütfen

Yönetici Cevabı: Sevgili Naz;
Karşıyakalı olmayan birinin, siteyle ilgilenmesine çok sevindim.Hele geçmişe olan duyarlılığına,gençlerin böyle, geçmişle yakından ilgilenmeleri bizleri gururlandırıyor...umutlandırıyor..iyi ki varsınız.
Eklenme: January 15, 2008

İsim: müşerref abay
Nerden: izmir
E-mail: muserrefabay@hotmail.com
bu gün sami amcanın bostanlı hakkındaki yazısını okudum onu çok merak ediyorum bana yazmayı unuttuğum bazı şeyleri hatırlattı parapattan bahsediyor o zamanlar bostanlı iskelesinde balık hali vardı sabahları balıkçılar balıktan dönünceburada balıklarını satıp eve dönerdi dinlenirken evin diğer fertleri parapatları hazırlardı parapat hasırdan örülmüş bir sele içinde metrelerce aralıklı misina ucunda kanca şeklinde iğnesi olan bir balık tutma aracıydı biz evlerimizin bahçesinde bu ipleri seleye düzgün bir şekilde yerleştirirdik buna parapat ellenme denirdi bazen çok dolaşık olur bizi uğraştırırdı 30 kuruş karşılığında yapardık bunu sonra evin erkekleri bizim selenin ucuna yerleştirdiğimiz iğnelere yem takarlar akşama hazırlarlardı bu parapat ellemeler sırasında hikayeler filmler anlatılır espriler yapılırdı birden o günlere gidiverdim teşekkürler sami amca esen kalın
Eklenme: January 11, 2008

İsim: M.Zafer SÖNMEZ
Nerden: Karşıyaka :-)
E-mail: soenmez002@gmail.com
Sizi içtenlikle kutluyorum.Emeğinize sağlık.Nefis bir güzellik çıkarmışsınız ortaya.
Eklenme: January 8, 2008

İsim: Esra Christine Dilmaç
Nerden: İzmir-Karşıyaka
E-mail: esradilmac@hotmail.com Bu güzel sayfa için ellerinize sağlık.Gerçekten çok büyük emek vermişsiniz.Burada doğmasamda annemim ksk li olması nedeniyle hayatımın en güzel yılları burada geçti ve halada geçmeye devam ediyor.Karşıyakalı olmak bir ayrıcalıktır.Dünyanın neresine gidersem gideyim Karşıyakama dönmek için sabırsızlanıyorum.Buradan başka bir yerde yaşayamam gibi geliyor.Gerçi son yıllarda aldığı göçler sebebi ile çok kalabalıklaşıp dokusunda bozulmalar olsada hala tanıdık suratların varlığını bilmek bir nebze huzur veriyor.Annemlerin alaybey sahilinde denize girdiğini bilmek,çarşıya çıktıklarında en güzel elbiselerini giymek için telaşları,teyzemin ve teyzelerinin (Diler Saraç&Mahmure Handan) türk sinemasında çalışmak için İst' a taşındıklarında Karşıyaka ya duydukları özlem...Hep bu hikayelerle büyüdüm...Umarım bundan daha fazla kalabalıklaşıp yabancılaşmaz KARŞIYAKAM.Siteyi yurtdışında ki bütün ksk özlemi çeken (İzmir değil ) arkadaşlarıma yollayacağım.Sevgilerimle..
Eklenme: January 7, 2008

İsim: ahmet ragıp karaçelebi
Nerden: istanbul
E-mail: ahmetr@mmkturkey.com Sayın Kemal Kamil Bey, satırlarınız için çok teşekkürler...renkli mısır toplarınından da bahsetmişsiniz ya, bir anda zaman makinesi ile 40 sene öncesine ışınlandım sanki ))
Eklenme: January 2, 2008

İsim: müşerref abay
Nerden: izmir
E-mail: muserrefabay@hotmail.com
bu gece eski karşıyaka sitesine girdim ama bazı şeyler yanlış bostanlı papaskale nergis kara bostanlı şemikler hacı hüseyinler çiğli tomaza olarak bilinirdi sitedeki herkese iyi yıllar diliyorum
Eklenme: December 31, 2007

İsim: Sencer Karan
Nerden: AYDIN
Merhaba Erdal Amca, amca derken saygıdan amca diyorum, aslında icimden gelen Erdal Abi seklinde seslenmek. Cunku, sizi yakından tanıma fırsatını bulmus birisi olarak, icinizdeki yasam sevgisini ve enerjinizi hos sohbetlerinizde paylasma sansım oldu. Emeginize saglik, iyi seneler, en yakında sahsen gorusmek dilegiyle saygilar sunarim. Sizi izlemeye devam edecegiz.
Eklenme: December 30, 2007

İsim: müşerref abay
Nerden: izmir
E-mail: muserrefabay@hotmail.com ahmet ragıp bey güzel sözleriniz için teşekkürlerne yazıkki öyle ben 35 yıldır fuarın karşısında oturuyorum en son katledilenlerden biride fuar hangi izmirlinin anılarında fuar yokki şimdiki hali toprak yığını o güzelim yeşilliklerin ağaçların çoğu yok artık selamlar
Eklenme: December 28, 2007

İsim: müşerref abay
Nerden: izmir
E-mail: muserrefabay@hotmail.com
bugün 60 lı yıllarda bizim gençliğimizdeki flörtlerden bahsetmek istiyorum ama önce dün yazmayı unuttuğum bir güzel insandan bahsetmeden geçemiycem 50 li yılların ortalarında okuluma giderken sahilde osmanzade ile reşadiye arasında geniş bahçesi bakımlı iki katlı alt katı garaj olarak kullanılan sarı tahta panjurlr çok güzel bir villa vardı birkaç yıl önce sahipleriyle tanışmak nasip oldu izmirde ağır sanayinin öncüsü metaşın kurucusu raşit özsaruhan ve eşi nuşin özsaruhan kendisi adeta izmirin canlı tarihiydi ne yazıkki onu bir yıl önce 94 yaşında kaybettek mekanı cennet olsun daha öncede yazdığım gibi karşıyaka çarşısı gençlerin ilk bakışmalar ilk tanışmaların tanığıydı o yıllarda blucinler yoktu akşamüstleri çarşıda günü modası olan düşük belli pantolon yakaları uzun sivri kolları dirseğe kadar kıvrılmış gömlek uzatılmış veya amerikan traşı kesilmiş saçlarıyla gençleri çarşı camii sokağındaki majestik kuaförde yaptırılmış topuz karavel veya kısacık kesilmiş saçlarıyla bel üstü dar etekleri bol plili elbiseleriyle ince yüksek topuklu ayakkabılarıyla gençkızları görebilirdiniz ilk bakışmalardan sonra bir şekilde arkadaşlık teklif edilir veya mektuplar verilirdi ilk randevular genelde samibeyin pastanesinde karşıyakalı çay bahçesinde veya sahilde olurdu birkaç randevudan sonra evlilik teklifi gelmiyorsa genelde ayrılıkla sonuçlanırdı bu şekildemi tanıştılar bilmiyorum ama bence yılmaz temizocak eşi ayla ile gode cengiz ve eşi arif dökel ve eşi (çok güzel sarışın renkli gözlü bir kızdı)çarşıdan tanıdığım kişiler çarşının favori gençleri ise bunlardan başka işçimenlerin oğlu murat atakan karakaplan (galiba basketçiydi) birde okuldan tanıdığım baba lakaplı genç okulda yaşı en büyük olduğu için lakabı babaydı galiba ismi güneşti iki kız arkadaşımıda inzibat karakolundaki askerler e izmite gelin vermiştik
Eklenme: December 27, 2007

İsim: ahmet ragıp karaçelebi
Nerden: istanbul
E-mail: ragip_ahmet@hotmail.com
sıkmak mı? ancak kısa kestiğiniz için kızabilirz belki ama sıkılmak asla )) şaka bir yana elinize dilinize emeğinize sağlık...bu anlattığınız güzellikleirn vahşi bir şekilde yok edildiğini gördük...Ziya Ertemer, bir arabası vardı markası simca idi galiba, siyahtı da hatırladığım kadarıyla..
Eklenme: December 27, 2007

İsim: Kemal Kamil
Nerden: FLauderdale
E-mail: neseli42@yahoo.com
Benim kahramanlarim seyyar saticilardir.
Sermayesi olmayan,ama serefle,alin teriyle ailesinin gecimini,dogru yollardan saglamaya ugrasan insanlar.

-Kitirin kupasi yuz paraya!
Kitirimi kitirimi kavururum,
Dumanini dumanini savururum.
Cig yumurta soyulmaz,
Gokte yildiz sayilmaz
Bizim kitirlarin ,yemesine doyulmaz.

Bi elinde maltiz,komur,diger elinde elek,misir
sise torbasi vardi.Yaz aksaminda,Yemiscipasa caddesiyle,bizim yolun kosesinde maltizi kurup komuru yakti.Marsigin ne oldugunu ilk defa ondan ogrendim.
Elekteki cin misirlari bembeyaz bahar cicekleri gibi acip elegi doldurdu.
-Kaca amca?
Kupasi yuz paraya oglum.
Siseyle de veriyorum.
Heyecanla Tarisin domisek beyaz sarabinin galonluk sisesini kosup getirdim.
Bazen patlamis misirlara seker ilave ederlerdi.
Misir beyaz veya pembe renkli kucuk toplar halinde
satilirdi.Icinden yuzpara, bes kurus cikardi.
Haslanmis misir cok daha sonralari deniz kiyisinda satisa cikarildi.
Karsiyaka'da sadece Kemal Pasa caddesi,iskeleden
Sogukkuyu'ya kadar kesme tasla doseliydi.
Ara yollarin hemen hepsi torak veya Arnavut kaldirimiydi.
Mevsime gore satilanlar ve saticilar gezerdi.
Kis aylarinda
-Eksi tatli boza!
-Tahan var pekmez var!
-Yogurtcu!
-Gevrekci,
-Nane suyu,kekik suyu,pelin suyu!
-Sam mali!
-Macuncu!
-Asure,muhallebi
-Saglep!
-Kokorec!
-Pide!
-Kavun karpuz! ve bunlarin kabugunu toplayanlar
-Tursu!
-Cesitli meyve ve sebze!
-Cerci Moiz efendi
-Kalayci!
-Bileyci!
-Cesmeci!
-Lagamci!
-Gaz yagi!
-Bohcaci!
-Boyaci!
-Copcu!
-Firildakci,oyuncakci
-Yeni cikan sarkilar!
-Gazozcu!
-Dondurmaci!
-Oduncu,komurcu!
Karsiyaka'da henuz elektikli firin acilmamisti.
Postahanenin yaninda ve karsisinda,carsi icinde,
ikiz firinlarda,cocuk yuvasinin yaninda,Alaybeyde
uc tane firin vardi.
Istasyonun yanindaki,kurabiye borek,pide pisirmekte kullanilir.
Esirgeme kurumunun karsisindaki firin simit,un kurabiyesi yapardi.
Un kurabiyesi bes kurustu.
Turkbirliginin kantininde satilirdi.
Akide sekeri,yildiz seker,nohut,leblebi,leblebi tozu,sekerli leblebi,findik fistik,badem alirdik.
Cumartesi gunleri Ses sinemasina gidilirdi.
Bes kurus giris,bes kurus nohut alirdik.
Balkondakiler asagiya leblebi nohut atarlardi.
Sinema mazot kokardi.Cunki yerleri mazotla dezenfekte ederlerdi.Elektrikler kesilince yan
duvardaki pencereler acilir.Aralarda gazoz satilirdi.Opusme sahnelerinde acaip sesler cikar,
birileri asure diye bagirirdi.
O gunleri yasayanlar gittikce azaliyor.
Eklenme: December 26, 2007

İsim: müşerref abay
Nerden: izmir
E-mail: muserrefabay@hotmail.com
ben orta okulu bitirdikten sonra çarşıda fotoyıldızın köşesinden ankara ilkokuluna giden sokakta sarı arabanın yanındaki vitrinden bozma bir dükkan olan düğmeci muhhittinin yanında işe başladımve bu bana çarşıdaki insanları esnafı tanıma imkanı sağladı hasan turan gode cengiz arif dökel karakulağı zaten biliyordum çocukluğumda dükkanında kitap kiralardı günlüğüne annem alırdı okuma zevkini ilk tattığım yıllardıvapur iskelesinin karşısında melek ve atlas sinemaları vardı melek sinemasında seyrettiğim filmleri hala bazı kanallarda rastlıyorum çarşı içindeki ses sinemasında avare filmi oynarken izdihamdan sinemanın camları kırılmıştı çarşıda hafta sonlarında kara ve harp okulu talebeleri üniformalarıyla dolaşır genç kızlarda giyinip kuşanıp onlara hava atardı bir kaç arkadaşım bu dolaşmalarda tanışıp evlendi çalıştığım dükkanın karşısında bir sebze hali yanındada inzibat karakolu vardı çarşının bitiminde karşıyaka tren istasyonu tantanların yanında küçük el arabasında mis gibi kokular saçan dumanı tüten kokoreç satan kokoreççi anımsadıklarımı bostanlının yazlık sinemalarını sokaklarını insanlarını yazıcam şimdilik hoşçakalın
Eklenme: December 25, 2007

İsim: Kemal Kamil
Nerden: FLauderdale
E-mail: neseli42@yahoo.com
Karsiyaka eskilerde bahceli evlerin susledigi kucuk bir sehirdi.
Yamanlar deresi sehrin kuzey siniriydi.
Dere boyunca kargilar yetisirdi.
Biz kargilardan cesitli oyuncaklar yapardik.
Son baharda cocuk yuvasinin bahcesindeki hurmalar
kucucuk siyah meyveler verir.
Sert kahverengi bir cekirdegi olur.
Karginin bogumlarini kesip tuh tuh yaparsiniz.
Cekirdekleri bu namlunun icinden arkadasiniza atarak savasirsiniz.
Bazen icine bir piston uydurup,basincli su atarak birbirimizi islatirdik.
Kagittan yapilip,dikis ipligiyle ucurulan ucurtmanin adi seytandi.
Armudiye ise ustu elipsoid alti ikizkenar ucgene benzerdi.
Altigen daha gelismis yapmasi zor bir ucurtmaydi.
Kitap,defter kaplamak icin kullanilan kirmizi veya mavi kagitlar olurdu.
Dikdortgen seklinde ,tabaka diye satilirdi.
Sulu hamuru isitirsaniz,tutkal olur.
Kargi kesilip temizlenir.Dorde bolunur.
Civi veya iple birbirine baglanir.Tabaka kagidi
kesilip hamurlu tutkalla yapistirilir.
Kuyruk kagitlari renkli renkli kesilip bir ipe dizilir.
Terazi,ucurtmayi ruzgara karsi belli bir aciyla
tutan ip baglantisinin adidir.
Sicim bir comaga dolanir ve teraziye baglanirdi.
Elektrik tellerine,agac dallarina dolanmis ucurtmalar sik sik gorunurdu.
Bazen kuruga jilet baglanir,baska ucurmanin ipini keserek zafer kazanirdiniz.
Gunumuzdeki Karsiyakali cocuklar,dar sokaklari
kanyon haline getirmis evlerin,park etmis arabalarin arasinda,beton yollarda oynamaya calisir.
Ne belediye,ne eksiler,hicbir yesil alan birakmadi
Denizi doldurmanin,plajlari,baliklari,ekolojik
dengeyi bozmanin hicbir sakincasini gormedi.
Karsiyaka yazin yanan,kisin donan beton yigini halinde guzelligini tabiiligini kaybetti.
Eklenme: December 24, 2007

İsim: müşerref tokbaş abay
Nerden: izmir
E-mail: muserrefabay@hotmail.com bana çocukluğumu genç kızlığımı hatırlatan tanıdığım birçok kişiyi fotoğraflarıyla anımsadığım karşıyakayı sokaklarıyla tekrar yaşatan by erdal önala ve bu siteye katılan herkese selam olsun
Eklenme: December 18, 2007

İsim: Kemal Kamil
Nerden: FLauderdale
E-mail: neseli42@yahoo.com Eskiden bukadar zengin degildik.
Cocuklar kendi aralarinda veya yaptiklari oyuncaklarla oynardi.
Sapan yapmak icin bir cam dalinin catallisini kesersiniz.
Bu iki dali yarim ay seklinde telle baglar,yanmayacak sekilde ates uzerinde kurutursunuz.
Fazlaliklar kesilip temizlenir.
Eski ayakkabilardan elips seklinde mesin kesilir.
Acilan iki deliikten gecen lastikler kendi uzerine kivrilip baglanir.
Lastiklerin serbest uclari sapana tutturulur.
Kus vurmaya hazirsiniz.
Serce en bol kustu.Hic vuramadim.
Kumru avlamanin gunah oldugunu ogrettiler.
Etrafta pek karga olmazdi.
Guvercinler ise ehli olarak beslendiginden avlanmazdi.
Baykuslar ugursuz sayilir,hangi evin bacasinda otmuslerse orada bir kotuluk olacagina inanilirdi.
Henuz leylekler Karsiyaka'yi toptan terk etmemisti.
Martilar deniz kiyisinda ve bilhassa ag ceken balikci teknelerinde ucusurdu.
Bildircini,kekligi pek bilmezdik.
Gediz civarina culluk,yaban ordegi gelirdi.
Bostanli kumsalinda pembe beyaz flamingolar olurdu.
Kormoronlar denizdeki bol balikla beslenirdi.
Baharda Saka kuslarini bes kurus on kurusa alip
azat ederdiniz.
Kuscu kucuk kafes icinde bu renkli hayvanlari satar.
-Azat buzat sen beni ahrette gozet ,diye havaya atardiniz.
Bazen fener alayi yapardik.
Konserve kurusu bir sopanin ucuna civiyle cakilir.
Icine kum doldurur ustune gaz dokersiniz.
Ya kibritle yakar veya bir baska fenerin yanan kumundan koyardiniz.
Karsiyakanin eski karanlik sokaklarinda sira olup yururduk.
Henuz her evde veya odada elektrik yoktu.
Ampuller uzun tup gibiydi.Turuncu sari olgun isik
pek aydinlik vermezdi.
Karsiyakada,otobus,otomobil,buz dolabi,camasir makinasi,elektrik supurgesi,kayiklarda motor yoktu.
Cop cop arabasiyla toplanirdi.
Bu iki tekerlekli ve tek bir atin cektigi bir
arabaydi.
Ata ve arabaya ve kamciya bayildigim icin,onceleri copcu olmak istemistim.
Eklenme: December 17, 2007

İsim: Ahmet Karluk
Nerden: Karşıyaka
E-mail: ahmet@karkont.com nereden ....nereye.... tesadüfler sonucu Ertuğrul hasırcıoğlu'nun Agbime(Mustafa Karluk)atmış olduğu maili bana forward etmesi sayesinde girdiğim siteden 3 saate yakındır site içinde geziniyorum. ve hangisini okuyacagımı saşırıp kaldım her bir sayfada ayrı ayrı ya yaşadığım yada görüp ,işittiğimiz anılar var .gerçekten her karşıyakalının imrenileceği bir site olmuş.emeği geçen herkeze teşekkürlerimi sunarım.
bu yazıyı yazdıktan sonra Ben tekrar siteye girip sörfüme devam edecegim

herkeze selam,sevgi,saygılar
Ahmet Karluk

Yönetici Cevabı: Sevgili Karluk Merhaba;
Övgülü sözlerine teşekkürler.Beğendiğine sevindim. Ben de Babanın dayağını yiyenlerdenim.
Anenin de öğrencisi oldum.Yıllar sonra çocukları ile sanal alemde karşılaşmak çok hoş. Öperim.ikinizi de...Hoşçakalın...
Eklenme: December 10, 2007

İsim: Faruk Gümüşkesen
Nerden: Karşıyaka
E-mail: bobmarley_211@hotmail.com Öncelikle böyle bir siteyi hazırladığınız için gerçek anlamda şükran duyuyoruz ve hala şaşkınım sizin yaşınızda birinin böyle bi siteyi hazırlatmayı düşünüp bu işle uğraşması,biz bile sizinle gurur duyarken siz de kendinizle gurur duymalısınız bana göre... Sıkılmadan tüm anılarınızı ve eski Karşıyaka'yı okudum..Bunu okurken kendi anılarımla kıyasladım aradaki farkı hissetmeye çalıştım ve hoşuma gitti yazdıklarınız,, çok teşekkürler elinize yüreğinize ve üslubunuza sağlık...
Eklenme: December 8, 2007

İsim: Sinan Öztürk
Nerden: Ankara
E-mail: patonksk1912@hotmail.com
Elinize sağlık, gerçekten çok güzel bir site olmuş. Yaşım henüz yirmi ama neredeyse ev ev bildiğim Karşıyaka'mın eski halini gözümde canlandırmak sayenizde çok zor olmadı, keşke o doku az da olsa korunabilseymiş... Ama Karşıyaka hala güzel, en önemlisi Karşıyakalı hala güzel, hala birbirine, şehrine ve kimliğine bağlı... Bu yüzden karamsar olmayın, yeni nesil kendisine hoyratça harcanılarak devredilen mirası emin olun daha fazla sahiplenerek koruyacaktır...
Eklenme: December 2, 2007

İsim: ERTUĞRUL MURAT HASIRCIOĞLU
Nerden: İZMİR
E-mail: ertugrul1952@gmail.com MÜKEMMEL BİR SAYFA, ELİNİZE VE EMEĞİNİZE SAĞLIK,SAYFALARI OKURKEN YAŞADIĞIM DUYGULARI KELİMELERLE ANLATMA İMKANI YOK. KARŞIYAKA'MIZA SAHİP ÇIKAN HERKESE TEŞEKKÜRLER.

SEVGİ VE SAYGILARIMLA,
ERTUĞRUL M. HASIRCIOĞLU
Eklenme: November 28, 2007

İsim: cavidan sarıtaş
Nerden: istanbul
E-mail: cavis2@superonline.com doğma büyüme karşıyaka lıyım son bir yıldır istanbulda yaşama başladım.gençkızlığım perili köşkün arkasında hipokampus yüzme havuzunun yanındaki 2 katlı evde geçti karşıyaka kız lisesinde okudum .okula giderken geçtiğimiz bahçeler,çarşının eski sahiplerini anmak,her akşam üstü yapılan yürüyüşleri hatırlamak tarifsiz bir anılara yolculuk oldu benim için sağolun,varolun elinize ve yüreğinize sağlık.canım karşıyaka'm .orada yaşıyan yada benim gibi oradan uzak olan tüm dostlara kocaman kucak dolusu sevgiler
Eklenme: November 18, 2007

İsim: ahmet ragıp karaçelebi
Nerden: istanbul
E-mail: ragip_ahmet@hotmail.com
elbette anlıyorum...Eski Karşıyakamızın sokaklarında gezmek istiyorum bir an önce, sabırsızlığım ondan...Bu arada okuduğumuz sokaklara dair bizlerin de ilave edecek bir iki sözcüğü olursa ,ki olacaktır, kolayca ekleyebilelim diye bir şekil düşünürse arkadaşımız çok uzun bir süre rahatsız etmeyiz kendisini ))
Eklenme: November 14, 2007

İsim: ahmet ragıp karaçelebi
Nerden: İSTANBUL
E-mail: ragip_ahmet@hotmail.com
selamlar, günler geçmek bilmiyor sabırsızlıkla bekliyorum sokak anlatımlarını...tekrar çok teşekkürler...

Yönetici Cevabı: Sevgili Karaçelebi;
Henüz 6 sokak oldu.Bunları ben siteye dahil edemiyorum. Bir arkadaşa yaptırıyorum.Ben O'na
bir hafta önce teslim ettim. çok işim var biraz
süre tanı dedi onu bekliyorum. Ama sanırım zamanla sokak sayısı artacak..ilgine teşekkür ederim..
Eklenme: November 13, 2007

İsim: Cihangir Yarız
Nerden: Karşıyaka
E-mail: cyariz@yahoo.com
Sevgili Erdal Önal,
Ben de 1948 Karşıyaka- Alaybey doğumluyum. Hani yazınızda tarif ettiğiniz " Tersane'nin yan sokağında oturup da denizde ( aralık denilen açıklıkta ) kayığı bağlı olanlardan birinin oğluyum.
Ben de Bombacı Ali Çavuş'u, Gode Cengiz'i, Sümüklü Hasan'ı iyi tanıyan, Vapur iskelesi'nin rasat kulubesinin yanındaki yemciden ucuz olsun diye kırık sülünez alıp, küçük çilek sepetine tuttuğum isparozları dolduran, bilardoyu sahildeki Majestik'de öğrenen ve benim yerime hatırlayıp yazdığınız tüm çocukluk anılarımı az önce gözlerimde yaşlarla okuyan bir Karşıyaka'lıyım.
Sitenizi nasıl bir tesadüfle bulduğumu anlatayım. Bir balıkçılık sitesine yazmakta olduğum bir yazı için " sülünez " resmi ararken bir linkte Sami Pastanesi'nin resmi ve sizin sitenizin adresi çıktı. Sitenizi açıp okuyunca bu tesadüfe o kadar çok sevindim ki anlatamam.
Balığa giderken alacağım ilk sülünezleri öpeceğim, söz..
Sizi tüm sevgimle kucaklıyor, esenlikler diliyorum. Bir gün olur görüşmek dileğimle.

Not: Eski Karşıyaka ile ilgili hatırladığım birkaç şeyi sizinle paylaşmak isterim. En kısa zamanda hazırlayıp göndermek üzere.
Eklenme: November 7, 2007

İsim: Kemal Kamil
Nerden: Fort Lauderdale Florida
E-mail: Neseli42@yahoo.com
Guzel Karsiyaka'yi elli senede elimine ettik.
Artik uzerine basilacak toprak bile kalmadi.
Sanki orada hic manolya agaclari,guller,kasim patlari,fuller,mor salkimlar,yaseminler,balli babalar yasamamis.
Deniz sahilindeki surlar,eski serin ruzgarlari kapi disari atmis siritiyor.
Cocuklarimiz,araba parki olmus yollarda,top oynamaya calisiyor.
Uzak gorus,estetik,teknik bilgi,yerini kucuk cikarlara,siyasal kararlara birakmis.
Tabiatin dort milyar senedir ozene bezene gelistirdigi sahili,plajlari gorenler,
guzel Karsiyaka,dost Karsiyaka ancak birkac ihtiyarin hayalinde bir zaman daha yasayacak.

Yönetici Cevabı: Sevgili Kemal Kamil;
Düşünceleri, yazıya dökmek zor iştir diye düşünürüm. Ama senin için çocuk oyuncağı. kaleminden bal damlıyor. Öyle güzel anlatıyorsun ki duygularını, okurken keyif alıyor insan. Keşke daha önce "Sokağını anlat bize Kemal Kamil" teklifimi kabul etseydin de, bir haftaya kadar siteye koyacağım yeni yazılara renk olsaydın.
Eklenme: November 4, 2007

İsim: ahmet ragıp karaçelebi
Nerden: istanbul
E-mail: ragip_ahmet@hotmail.com
elinize kaleminize saglik...seanslara kim bilet almış kim gidiyor detayını hatırlattığınız için, Namık Kemal rekabetini hatırlattığınız için ayrıca teşekkürler, o günlere döndüm, gerci ben sizden bir 18 yaş kucugum ama 60ların sonuna yetişip 70 leri Karşıyaka da yaşayabilmenin şahsıma büyük bir lütuf olduğunu düşünmüşümdür. Bu sitede Karşıyaka sokaklarında görüşmek üzere, kimbilir belki ilerleyen zamanda Karşıyaka da bir yemek organizasyonu olur, toplaniriz bir de canli canli yadederiz güzellikleri... sevgiyle kalın,
Eklenme: November 2, 2007

İsim: ahmet ragıp karaçelebi
Nerden: İSTANBUL
E-mail: ragip_ahmet@hotmail.com açıkçası bahsettiğim lise bahçelievler tarafındaki eskiden Karşıyaka Erkek Lisesi, şimdilerde adı Karşıyaka Anadolu Lisesi mi nedir..KEL'dik KAL olmuşuz...şimdi bizim diplomalar geçersiz mi yani ))
Eklenme: November 1, 2007

İsim: Vedat Uğurlu
Nerden: İstanbul
E-mail: vdt1912@gmail.com
Eğer Karşıyaka Lisesi'ni kastediyorsanız yapılıyor dediğiniz özel günlerden..
Pilav günü gibi günlerde dahil..
Eklenme: November 1, 2007

İsim: ahmet ragıp karaçelebi
Nerden: istanbul
E-mail: ragip_ahmet@hotmail.com
bu arada mezun olduğum dönemki adıyla KARŞIYAKA ERKEK LİSESİ hiç mezunlar günü yapıyor mu? nedense bu konuyu bugüne kadar hep atladım? şaka maka 30 yıl oluyor 2008'de...
Eklenme: October 23, 2007

İsim: Ayfer canöz
Nerden: Karşıyaka
E-mail: Ayfergülec@mail.com
Ben 1953 dogumlu karşıyakanın nakadar ezkikerini yakalayabilmişim bilemiyorum .Ama o yazlık sinemalarını hepsini hatırlıyorum ve hepsine gitmişimliyim var.Tersanenin önünden denize girip akşamları kapı önünde ciydem cekirdeyi citlediyimizi nasıl unuturum Ben bunları yazarken okadar geriye gittimki şu an anlatamam.benim tarih kokan eslilerimi elimden alanlardan sorulsun isterdim.jşimdi bir apartman dairesinde eskilerimi anıp yadediyorum bana bu güzellikleri yaşattıgınız icin cok teşekkür ederim
Eklenme: October 18, 2007

İsim: ozkan barkin
Nerden: avustralya
E-mail: closer_74@hotmail.com
ya inanmiyorum ya evimden bu kadar uzaktayken sanki evimdeymis gibi yasiyorum bu sayfalari gezerken bunlari hazirladiginiz icin cok teseekur ederim...
Eklenme: October 11, 2007

İsim: Vedat Uğurlu
Nerden: İzmir Karşıyaka
E-mail: vdt1912@gmail.com
İlk önce site için çok teşekkür ederim.
18 yaşında olmama rağmen hüngür hüngür ağlıyorum dakikalardır.
Çok hasret kalmışız eskileri dinlemeye..

Haydi bu burada kalmasın organizasyona dönüşsün..
Sergi gibi birşey yapalım bu fotoğraflardan?
Eminim ki gören eski Karşıyaka'lılar da gelip üstüne yardımlar yapacak anılarını anlatıcaklardır.

Yönetici Cevabı: Sevgili Uğurlu;
sitemdeki fotoğrafların çoğu, eski Karşıyaka ile
ilgili bütün sitelerde olan fotoğraflar...Ama..
gençler sergi düşünürse ben, bende olan herşeyi
paylaşmaya hazırım. Sevgilerimle..
Eklenme: October 4, 2007

İsim: kemal kamil
Nerden: Fortlauderdale,Florida USA
E-mail: neseli42@sbcglobal.net
Alaybey sahilinde her zaman koyu yesil renkli,sis gibi yapraklari olan,obek obek saz dedigimiz bitkiler olurdu.
Burada ev olmayan alanlarda,yumusak,siyah ve uzerinde kuruyup kalmis tuz kristallerinin yaz
gunesinde parladigi degisik bir toprakti.
Sahilden icerilerde ise,eski Levantenlerden
kalan verimli topraklarla cevrili buyucek evler
vardi.
Saban bunlarin bizim sokaga bitisik olaninda,
koseye sikismis bir klubede babasiyla yasardi.
Arnavutmus.Nadiren bizimle oynardi.
Daha cok babasina yardim ederdi.
Icinde yorgun bir atin cektigi bostan kuyusunun
gicirtili sesi hala kulaklarimdadir.
Kucuk kutular suyla yuklenir,sirasi gelen,ozel bir ariga ters donerek suyunu dokerdi.
Bu alanda meyve agaclari serpistirilmisti.
Bakla,enginar,sogan,sarmisak,dereotu,maydanoz,
marul,do mates,biber,patlican,pirasa,turp gibi
son derece lezzetli bitkiler yetistirirlerdi.
Alaybey okulunun hemen kuzey dogusundaki bu malikanenin kosku Karsiyaka ozel koleji olmadan
once,sessiz sedasiz Sabanla babasi ayrilip gitti.
Ancak bir defa,mahallelinin su dolabinin yaninda piknik yaptigini hatirliyorum.Eksi tatli can erigi
olgunlasinca sararan mis kokulu sari erik agaclarinin muhtesem golgesi,Ege'nin sicagina
karsi dururdu.
Cemle beraber bir gece bostana girip daha olmamis tas gibi armutlardan caldik.Kucuk duvari atlayip bizim sokaga giderken Avukat Munir bey amca tarafindan yakalanip zilgiti yedik.
Saban okula da gitmezdi.
Babasi gibi iri yapili,ayagi cizmeliydi.
Onlar gidince,bakimsiz bahce,bizim fotbol maclari
yaptigimiz,beyzbol denedigimiz bir alan olarak
altmisli senelere kadar yasadi.
Sonra icinden yol gecen,parselli,bircok apartmanin
ortusuyle,bu muhtesem yer ortadan kalkti.
Bakla cicekleri baharda acar.Siyah,beyaz sirin
gorunum kisa zamanda bakla meyvasi olarak karisniza dikilir.Tellerin arasindan ici dolu olani koparip yerdiniz.Enginar,bakla,dere otu,maydanoz onemli bir dortlugun uyelerini ilk defa orada tanidim.Inulinle dolu enginar yapraklarinin beyaz diplerini isirip yersiniz.
Arkadan biraz su icerseniz,degisik bir tat agzinizi doldurur.
Annemin zeytinyagli veya kuzu etiyle pisirdigi
enginar yemegi icin nazlandigimi hatirliyorum.
O gunleri tekrar yasamak mumkun olsa,hic nazlanmaz
dim anacigim.

Yönetici Cevabı: Sevgili Neseli;

Ben hala sokağını yaz..sitemde yayınlayalım..
teklifime yanıt bekliyorum...
Eklenme: August 5, 2007

İsim: kemal kamil
Nerden: Fortlauderdale,Florida USA
E-mail: neseli42@yahoo.com
_Bombaci geliyor,bombaci!
Ne dediklerini anlamadim.
Cem,Necmi,Hamdi,Mustafa,bez ve kagittan yaptigimiz topla 1969 sokagin,kumlu yolunda top oynuyoruz.
Birden oyun birakildi.
Arkadaslarim saf durup,asker selami veriyor.
Uzun boylu,inceden yasli bir adam,biyiklarina ak dusmus,elindeki kamciyi,basindaki kalpagin kenarina deydirip selamliyor cocuklari.
Gogsundeki Istiklal Madalyasi aksam ustu gunesinde parliyor.
Kara cizmeli,kilot pantolonlu,cepkenli,elmacik kemikleri cikik,Bombaci Ali Cavus'u ilk defa o zaman gormustum.
Ciddi,ama asker selami veren cocuklara sevgi dolu
ince bir tebessumle demiryoluna dogru agir agir uzaklasti.
Yunan'i bombalamis.
Seneler sonra,Alaybey carsisinda onun adina dikili
ama onunla ilgisi olmayan heykeli gorup,hayal kirikligina ugradim.
Ben Bombaci Ali Cavus'u gorenlerdenim.
Eklenme: July 15, 2007

İsim: Feridun Uyar
Nerden: Antalya
E-mail: feridunuyar@yahoo.com
1958 Karşıyaka doğumluyum. Aydoğdu İlkokulu ve Batı Kolejinden sonra İzmir Atatürk Lisesi ve nihayet İstanbulda mimarlık ve 22 yıllık Antalya serüveni Baba rahmetli Ramiz Uyar. Karşıyakalılar derneğinin 1 nolu üyesi(1340lı) Avcılar Kulübü, Tilla Restoran ve nihayet İstasyon Kahvesi nargile mudavimi.ELLERİNİZE SAĞLIK. ANILARIMIZI BİZE YENİDEN YAŞATTINIZÇ HASAN.. GODE CENGİZ.. YAŞATANLAR SAĞOLSUNLAR.
Eklenme: June 27, 2007

İsim: sevinç eyilik
Nerden: antalya
E-mail: sevinceyilik@hotmail.com
karşıyaka'lıyım.fakat 21 yıldır antalya'da yaşıyorum.böyle bir siteyi buralardan gurbette bulunca hazine bulmuş gibi hissettim.izmir'li olmaktan özellikle karşıyaka'lı olmaktan herzaman gurur duydum ve duyacağım.site den dolayı çok mutlu oldum.teşekkürler.en azından kendimi karşıyaka'mda hissedeceğim...

Yönetici Cevabı: Bayan Eyilik;
Sayın Uyar'a yaptığım teklif sizin için de
geçerli
Eklenme: June 27, 2007

İsim: ozge
Nerden: eskişehir
E-mail: your_cunyor@hotmail.com
merhabalar,
ben buraya yazı yazanlar gibi karşıyakalı değilim,aksine diyarbakırda dogup büyüdüm ve üniversiteyi de yine yogun karasal iklimin hakim oldugu eskişehirde okudum.Yani sizler gibi ruhu deniz kokan insanlardan olamadım...Ama hazırlanan sitenin güzelliği ve içtenliği sayesinde, sayfalar açılmaya başladığı andan itibaren insanın yüzüne hafif bir esinti çarpıyor, dalga sesleri var uzaklardan da olsa duyulan....hiç tanımadığım bilmediğim diyarlara,zamanlara bir gezi...
Eklenme: June 22, 2007

İsim: ahmet ragıp karaçelebi
Nerden: istanbul
E-mail: ragip_ahmet@hotmail.com
tekrar merhaba...siz bizim ağabeyimiz konumundasınız, demek ki benden onceki o 3-5 senelik donemde bile oldukça bir degisim yaşanmış, bizimle birlikte bir baska dönem başlamış.Bir yerleşim bölgesinin değişime uğraması çok doğal , herşey aynı kalamaz, eşyanın tabiatına aykırı ancak bu değişim esnasında ruhunu kaybetmesi çok üzüntü verici.O "ruh" bir anlamda yılların birikimi, kültürlerüstü birşey, bir kaynaşma vesilesi, bir harç...işte değişim gelişim diye bize yutturulan çağdışı plansız uygulamalarla bu harç görmezden gelinmiş, cennetköşe Karşıyaka bu hale getirmiştir.Hangi sokağına girseniz "Ben Karşıyakayım" diye haykıran onca güzelliğe sahip Karşıyakamda şu anda her sokak birbirinin aynı, kibrit kutusu binalar, ciğerleri sökülmüş bir Karşıyaka...ne yazık.Neyse biz güzelliklerden konuşalım, unutulmasın diyerek...

Yönetici Cevabı: Sayın Karaçelebi;
Yukarıda Sayın Feridun Uyar'a yaptığım teklifi
size de yapıyorum. Karşıyakamız belleklerde
yaşasın diye....
Eklenme: June 21, 2007

İsim: Ahmet Ragıp Karaçelebi
Nerden: Istanbul
E-mail: ragip_ahmet@hotmail.com
Neredeyse 30 senedir görmediğim çocukluk arkadaşım İhsan bu sitenin linkini göndermiş, iyi halt yemiş )) şimdi iş'te, evde bu siteyi hatmetmeden , kendimce ilaveler yapmadan nasıl duracağım.Elinize sağlık. Hep derler ya şimdiki aklımla 20 sene öncesi yaşımda olmak isterim (bunu söyleyenler genellikle kaçırdıkları maddi fırsatlar için kullanırlar bu sözü) ben de diyorum ki şimdiki aklımla ve fotoğraf makinamla 40 sene öncesinde olsam, her sokağının her taşının her ağacının her insanının fotoğrafını çeksem, oysa şimdi hepsi zihnimin içerisinde kayıtlı...Ne kadar şanslıymışım meğerse Karşıyaka'da çocuk olmakla, genç olmakla...neyse daha çok görüşeceğiz )) esen kalın...

Yönetici Cevabı: Sevgili Karaçelebi;
Düşüncelerine aynen katılıyorum.Ancak önerim şu:
Güzelim Karşıyakamız ile ilğili hiçbirşey bizimle
birlikte yok olup, gitmesin. Ya bir site yap ya da, yaz bir köşede dursun. Çünkü yaşadığımız O güzellikleri bizden başka kimse yaşayamayacak artık.Güzelim geçmişimiz anılarımızda kaldı.Ayna
tutup geleceğe yansıtalım. Bu görev bence......
Mutluluk dileklerimle.
Eklenme: June 19, 2007

İsim: Erdal Önal
Nerden: Karşıyaka
"Trıbundergı" sitesinin 169.sayfasında;
Abi ne yaptın ya...Senin yüzünden saa 4'te
içmeye başladım...
diyen.... Kıngdom Of Heaven'den
Rumuz: Karsiyaka-80'e

O'na cevap veren;
Afiyet olsun,beni de senin gibi çok duygulandırdı
Ben 1970-1980'leri hatırlıyorum..Ama öncesi daha
güzelmiş...Diyen
Rumuz: lise 1980'e

Phıladelphıa'dan
Olmaz ama haksızlık bu...Kimsenin insanları bu kadar ambole etmeye hakkı be baba...Valla olmaz ki,böyle bi güzellik..Sitenin isminden zaten
korkarak girdim ve korktuğum başıma geldi..
Olmaz ki..Bu kadar da bir insana işkence çektirilmezki..
Super üstü mukemmel bir site..Allah razı olsun
Erdal Ağabeyden... diyen..
Rumuz: 1912 'ye ve onlar gibi tüm Karşıyaka
Futbol sevdalılarına candan teşekkür ederim.
Eklenme: June 8, 2007

İsim: Serdar Kalaycıoğlu
Nerden: İzmir/Karşıyaka
E-mail: serdar.kalaycıoğlu@gmail.com
Merhaba;
Çok ama çok güzel bir site olmuş,ellerinize sağlık.
Ben de sizin gibi,Hayal ve Beyazıt sinemalarında
film seyrettim.Erik yedim.Arka tarafında
Ben 1960 doğumluyum,1877 sokakta büyüyen biriyim.
Şimdi oraları özlemle arıyorum.Karşıyaka elden
gidiyor.Karşıyaka'lı kalmıyor artık.
Eskiden selam vermekten yorulurdum,Şimdi Karşıyaka Çarşısına girmek istemiyorum.
Sevgi ile kalın ellerinize sağlık....

Yönetici Cevabı: Sayın Kalaycıoğlu;
!877 sokaktaki anılarınızı yazın isterseniz.İleri
bir tarihte siteme ilave edip paylaşalım.Hoşçakalın
Eklenme: June 8, 2007

İsim: Erdal Önal
Nerden: Karşıyaka
E-mail: erdalonal45@yahoo.com.tr
Karşıyakalı çocuklardan özür dilerim.
Mesajlarına cevap vereyim derken kaza
ile silindi. Lütfen mazur görün.....
"Semtimiz herşeyimiz" sloganını ben de
tuttum. Hoşçakalın
Eklenme: June 6, 2007

İsim: Kivanc Ceylan
Nerden: ABD
Erdal Agabey,
Ne desem ki? Aglattiniz bitirdiniz bizleri. Ellerinize saglik, yureginize saglik. Sozlerin bittigi, Karsiyakali gonullerin birlestigi bir sitedir burasi.

Yönetici Cevabı: Sevgili Ceylan;
Övgülerize teşekkür ederim.Bir daha eski Karşıyaka'mıza dönemeyeceğimize göre,Hayal edip yaşamaktan başka çare yok...Anılarımla geçmişe
ayna tutup,sizleri de geçmişe taşımaya çalıştım..
Tepkilere bakılırsa..Galiba iyi de etmişim.Mutluluk dileklerimle....
Eklenme: June 2, 2007

İsim: ibrahim olçaylı
Nerden: izmir karşıyaka
E-mail: karaibo@hotmail.com
24 9 l949 karşıyaka doğumluyum reşadiye caddesinde dünyaya gelmişim askerlik dönemi hariç karşıyakadan hiç ayrılmadım.sitenizi çok beğendim.emeği geçenlere ve düşünenlere sygılarımı sunuyorum.fotoğrafları gördükçe çarşı ve diğer yazıları okuyunca o eski karşıyakayı yaşıyor ve çok özlüyorum.

Yönetici Cevabı: Sevgili Olcaylı;
O, yılları yaşayıp da özlemeyen var mı?
Meğer biz o yıllarda cennette yaşamışız.
Her çarşıya çıkışta, her sahile inişte
içimiz, cızzz ediyor. Mutluluk dileklerimle
Eklenme: May 28, 2007

İsim: Levent ABO
Nerden: İzmir
E-mail: levent.levent@gmail.com
Çok güzel bir site..Özellikle ben 22 yaşında biri olarak yaşadığım yerin seneler önceki (bozulmadan önceki) halini bu şekilde fotoğraflarla görmek çok güzel.Hele birde bu fotoğrafların arasında dedemi (Şerafettin ABO) yu gormem beni çok duygulandırdı...Böyle bir site hazirladiginiz için sağolun...

Yönetici Cevabı: Sevgili Abo
Güzel olan site değil, yaşadığımız yerler ve oraları güzelleştiren insanlarımız.Mutluluk
dileklerimle...
Eklenme: May 16, 2007

İsim: Mert Dilşen
Nerden: İzmir
E-mail: mertkorn3@hotmail.com
Böyle bi sitenin olması beni çok şaşırttı tamda aradığım buydu diyebilirim.Çok uğraşıldığı belli emeğinize sağlık site harika.

Yönetici Cevabı: Sevgili Dilşen;

Övgülü sözlere teşekkür ederim. Karşıyakalı
herşeye değer diye düşünüyorum.
Eklenme: May 15, 2007

İsim: Hüsmen Sevim
Nerden: Muğla
E-mail: husmensevim@gmail.com
1 yıldır Muğla da yaşıyorum, İZMİR'den kaçmıştım, Karşıyaka'dan kaçmıştım. Bugün mitinge gelemediğim içinde ekstra üzgündüm. Yazılarınızdaki bir çok kişiyi tanıyor olmam, dükkanları, evleri biliyor olmam sizi anlamamı çok kolaylaştırdı. Emeğinize sağlık. Ellerinizden öperim...

Yönetici Cevabı: Sevgili Sevim;
Cennet'ten kaçanı duymuştum da, Karşıyaka'dan kaçanı duymamıştım.(Özel nedenleri yoksa...)
Cumhuriyet mitingine katılabilseydin, bir daha
Muğla'ya dönmezdin. sanırım...O dönemleri yaşa-
yanların, hatırlayanların hepsini kucaklıyorum,
öpüyorum..Hoşçakal..
Eklenme: May 13, 2007

İsim: Ferhan ÇALIŞKAN
Nerden: 35½Karşıyaka
E-mail: ferhan3512@gmail.com
Göremedik ama yşadık sayenizde. Çok sağolun. İnternette her gün yeni bir site açılıyor. Artık iş iyice çığrından çıkıyordu. Böyle bir şey açılacağı aklımın ucundan bile geçmezdi. ep te merak ederdik semtimizin tarihini. Sonunda biraz canlanmaya başladı bir şeyler. Sağol.

Yönetici Cevabı: Sevgili Ferhan;

Övgülü sözlere teşekkür ederim. Karşıyakalı olmak gerçekten ayrıcalık.Sizlerle aynı kentin
geçmişini paylaşmak bile, onurlandırıyor insanı.
selam olsun güzel Karşıyaka'nın...güzel insan-
larına...Sevgilerimle....
Eklenme: May 12, 2007

İsim: Vehbi Moğol
Nerden: Karşıyaka
E-mail: vehbim55@gmail.com
Sayın Erdal bey
Hazırladığınız bu site adeta bir Karşıyaka tarihi olmuş.Eskilere dönmek ve 60 lı yılları hatırlamak beni çok mutlu etti. Çalışmalarınız için çok teşekkürler.Saygılarımla.

Yönetici Cevabı: Sevgili Moğol;
Anılarımın beğenilmesi bana keyif verdi.
Belleklerimizdekilerin yazıya dökülmesini
görev sayıyorum.
Siz, bu konuda önderlerden birisiniz. Ben
size teşekkür ederim.
Eklenme: May 10, 2007

İsim: Eren
Nerden: İstanbul
Harika bir site olmuş. Kendimi yazılara kaptırdım. Birden sanki o yıllarda yaşamış gibi hissettim kendimi. Bunları paylaştığınız için çok teşekkür ederim.

Yönetici Cevabı: Yaş kaç olursa olsun aferin almak çok güzel.
sevgili Eren ilgine teşekkür ederim.
Eklenme: May 7, 2007

İsim: Can YAZICI
Nerden: İzmir
E-mail: canyazic@gmail.com
Erdal Ağabey ,

Elinize sağlık sizden öğrenecek çok şeyim var.

Tebrik ederiz.

İlda/Can Yazıcı

8 yorum:

ARKBEN dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
ARKBEN dedi ki...

Bugün biri beni tutsun, oraya yorum, buraya anı...Herhalde Istanbul'da şu an mevcut yağmurlu , kapalı soğuk hava beni içimi ısıtacak anılara yönlendirdi, ee Erdal ağabey geldik ziyarete, bir şekerli kahveye hayır demem vallahi...ama nerede içelim, Ömür çay bahçesinde içelim, gelen geçen trenlere selam edelim, hatta bir kaç el de tavla döndürelim, karnımız acıkırsa Aydın pide salonundan birer kıymalı yumurtalı pide söyleyelim, ya da hazırlayalım bir şekilde içini verelim, onlar pişirsin getirsin...Sonra yediklerimizi hazmetme bab'ında yürüyelim raylar boyunca Nergiz'e doğru, geçerken alalım Alper İhsan Kaya'yı evinden...Bizim Mürşide Akyüz İlkokuluna bir selam edelim, oradan aşağıya doğru inelim sallana sallana bağların bostanların arasından Bostanlı'ya doğru...Oturalım Sakıpağa'ya, yiyelim çilek şantilerimizi :)))

rhr dedi ki...

Ben 1978 de kalmışım ama beni o yıldan bu yıla,günlere gecelere sürükleyen herkese her kaleme teşekkürler...

Adsız dedi ki...

Vapur iskelesini geçince hemen bir meteoroloji istasyonu vardı, içinde çeşit çeşit ölçüm aletleri vardı; dönen bir tambura mürekkep ile hava sıcaklığının grafiğini çizen termometre, barometre, yukarıda rüzgar gülü bulunurdu.
Meteoroloji istasyonunun önünde balık yemi satılırdı(kurtçuklar, sülünez vs. satılırdı, yemler bozulmasın nemli kalsın diye yosonlara sarılır ve gazete kağıdı ile ambalaj yapılırdı).

Ozgur Arcan dedi ki...

Eski karsiyakalilara merhaba.. 1960 larda bende cocuktum.. ve bir hayli hatiram var.. Burada paylasacagim.

rhr dedi ki...

Evvelsi gün Ömür çay bahçesi kenarındaki büfenin sucuklu tostunu özledim,1969 yılında ve sonraki yıllarda hemen her öğlen ağabeyimle yerdik.Aptalca o yana yürüdüm ve uzaktan görünce aklım başıma geldi;artık orada metro ucubesi var:( Daha da acı olan sanırım sucuklu tost yapan bi yer yok:(

Melih Erogul dedi ki...

Copluk,Kucuk Yamanlarin ve Yamanlar dersinin guney kiyisinda,Karsiyaka'nin o zamanki varoslarindaydi.
Oraya ancak kargi sekmek icin giderdik.
Henuz naylon torba bulunmamisti.
Carsidan,pazardan yapilan alisveris,sicimden yapilmis ag seklindeki filelerde tasinirdi.
Kagit henuz bollasmamisti.
Buyukler uzum gibi yaz meyvalarini,
mendile koyar,dort ucunu baglayip bir bohca seklinde eve tasirdi.
Babam el cantasi tasirdi.
Harp siralarinda ast subaylara Tayin denen ekmek irisi verilirdi.
Babam komsulara saygisindanmi,ezik-
lik duydugu icinmi,yoksa pratik oldugu icinmi,tayini cantayla getirirdi.
Cope atilacak okadar az madde vardiki.
Tutumlu olmaga mecburdunuz.
alti delinen coraplar,ayakkabilar
defalarca yamanirdi.
Artik kumas parcaciklari birbirine eklenir,yorgan yuzu yapilirdi.
Kavun karpuz kabugu cope atilmaz,
aksam uzerileri at veya esekle
hayvani olanlar tarafindan toplanirdi.
Tahta parcaciklarini ya oyuncak yapmak icin kullanirdik,ya da su
kaynatip camasir yikamak,kisin sobada yakmak icin kullanilirdi.
Eskileri,demir,bakir parcalarini
alan biri olurdu.
Bos siseler de atilmazdi.
Ya kitirci,ya Samamalici,ya da bohcaci kadina,takas icin verilirdi.
Kisasasi coplugumuzde Martilar ucmazdi.
Coplukten Naldoken'e dogru,tren yolunun kuzeyindeki tarlalar,Kayasi
bahcesiyle noktalanir.
Kucuk derecikten acilan sulama kanllari vardi.
Ilk defa bir arkadasimdan,tertemiz suyun icindeki kertenkelenin, Salamander oldugunu ogrendim.
Tarladaki bitkilerin turp oldugunu
da.
Yapraklarindan tutup,seker gibi tatli,kirmizi turpla tanismam da
orada oldu.
Camurunu siler,kabugu disinizle soyup bir parca koparirdiniz.
Bu mumbit topraklarda,yetistire yetistire sekilsiz apartmanlar yetistirdik.
Salamanderlar,leylekler,pugu kuslari bir hatira oldu.
Amerika'da kucuk faydasiz bir baligin neslini korumak icin
onemli bir baraj projesi iptal edilmisti.
Alabalik,cennet,yesillik,itiraz dinlemeden dereciklere baraj kuracaklarmis Rize'de.
Bu vatan bizim.
Rize dusmaneli degil.
Karsiyakali tecrubesini kullanmali.
birkac acikgozun kisa donem kazanci
icin dogayi mahvetmesine karsi ses verin.
Karsiyakalinin birikimi,
vatanseverligi,ileri gorusu,iyiye
guzele destek vermeli.
Benim hatirladigim Karsiyakali
ruhu iste buydu.

ADMİN dedi ki...

Ben Karşıyaka da ailevi nedenlerden dolayı hayatım bouynca hiç karşıyakada yaşamadım. Ama sadece bedenen aklım ve ruhum hep karşıyakadadır. Tam bir karşıyaka aşığıyım. Aliağada yaşayan biri olarak bu bloğu hazırladığınız için size çok teşekkür ederim