20 Kasım 2007 Salı

ARABACILAR SOKAĞI

Image Hosted by ImageShack.us
Erol Menendi

Arkadaşlığımız seninle lise yıllarından bu yana devam etmekte. Bu durumdan çok mutluyum. Bir Karşıyakalı olarak Karşıyakamızı kucakladığın için sana müteşekkirim.

1946’da doğdum.1948’den itibaren yaşamaya başladım Karşıyaka’da. Bir eski Karşıyakalı sayılmaz mıyım? Unutulmasına kıyamadığım günleri nasıl anımsamam.

İskeleden çarşıya doğru sağdan yürüdüğünüzde 1.değil,2.değil, 3.sokak bizim oturduğumuz sokaktı. Yani Arabacılar Sokağı. Neden Arabacılar Sokağı denilmiştir bilemiyorum ama sokağın hemen başından itibaren faytonlar sıra sıra dizilir,müşteri bekler ve buradan hareket ederlerdi.Evimizde hemen Arabacılar Sokağı’nın girişinden itibaren yirmi adımlık mesafede müstakil iki katlı bir yapıydı. Değişik bir mimari tarzı vardı. Evin ön cephesi 50 metre uzunluğundaydı. Ortada küçük birkaç dükkan, bu dükkanların sağında bir kapı bizim evin sokak kapısı, diğer yanında ise komşunun sokak kapısı vardı. Dükkanların üstünde iki büyük misafir odası; biri bizim ,diğeri ise komşunun misafir odası. Bu odalar Arabacılar Sokağı’na bakıyordu. Misafir odasının penceresinin önünde bütün gün oturduğunuzda, sokağın tatlı telaşını, insanların koşuşturmasını izler, vaktin nasıl geçtiğini anlayamazdınız. Evimizin altındaki dükkanlardan biri berber dükkanıydı ancak diğerlerinin ne dükkanı olduğunu pek anımsayamıyorum.

Arabacılar Sokağı’nda evler, cumbalı iki katlı evlerdi. Bizim evin biraz ötesinde Tilla’nın sahibi otururdu. Yine Arabacılar Sokağının ilerisinde Sarı Arabanın sahibi otururdu. Arabasını eve sokup çıkarırken çok görmüşümdür. Siz de Sarı Arabayı hatırladınız değil mi?

Arabacılar Sokağı çok hareketliydi. Evimizin önüne sandalyesini atan yaşlı dedem saatlerce oturur geleni gideni seyrederdi. Bende onun yanına oturur, sıkılmadan saatler geçirirdik. Sabahları Arabacılar Sokağının köşesinde seyyar bir börekçimiz vardı. Senelerce her sabah bizim evin giriş kapısının yanına tezgahını açar, böreğini birkaç saat içinde satar, sonra toplanıp giderdi. Bizim evin tam karşısında geniş yuvarlak tezgahlarda trança balıkları satılırdı. O dönemlerde trança o kadar boldu ki satırla keserler, tartıp satarlardı. Şimdi o sokakta satılan lezzetli trançaları nasıl anımsamazsın.

Arabacılar Sokağının girişinde solda Ali Kaluç’un bakkal dükkanı, ondan sonra bir meyhane ve daha sonra Ali Kaluç’un oturduğu iki katlı evi vardı. Sokak boyunca cumbalı evler devam ederdi. O zamanlarda meyhane vardı ama hiç de rahatsız olduğumuzu hatırlamam. Sokağımızdan içeri doğru biraz yürüyecek olduğunuzda sağda bir gazozhane çıkardı karşınıza. Bunun yanı sıra sokağımızda bir de açık hava sineması vardı. Alaybey pazarı sebebiyle sokağımız hayli kalabalık olurdu, zira sokağımızın sonu pazara çıkıyordu.

Şimdi bir zamanlar oturduğumuz Arabacılar Sokağında cumbalı evler kaldı mı, trança satan balıkçılar hala var mı! Faytonlar hala sıra sıra duruyorlar mı!Dedesinin yanında çocuklar evlerinin önünde oturup vakit geçiriyorlar mı!

Unutulmasına kıyamadıklarınız için ağlayabiliyormusunuz.

7 yorum:

Yasemin dedi ki...

Erol abicigim ! kalemine saglik senin yazini okudugumda o evde gecen cocukluk yillarima gittim ,avlunun sonunda,bir oda vardi oraya girmem yasakti her seyi karistiriyorum diye :)) mutfak kapisindan avluya cikinca hemen yanda duran testiden kana kana su icmek en buyuk zevkimdi birde sizin bisikletlerin pedallarini bozmak :))hey gidi gunler , seviyle esen kal..Yasemin (Seher)

ASUMAN SÖNMEZ dedi ki...

Neden arabacılar sokağı dendiğini bilmiyorum demişsiniz hemen sonraki cümleniz; Sokak başında faytonlar dururdu.İşte bundan değil mi...Yine de güzel nostaljik bir yazı...

ASUMAN SÖNMEZ dedi ki...

Ankara'da ortaokulda sene 1970-73 Erol Menendi adında bir öğretmenimiz vardı.O mu acaba dedim...

ASUMAN SÖNMEZ dedi ki...

Ankara'da ortaokulda sene 1970-73 Erol Menendi adında bir öğretmenimiz vardı.O mu acaba dedim...

ASUMAN SÖNMEZ dedi ki...

Neden arabacılar sokağı dendiğini bilmiyorum demişsiniz hemen sonraki cümleniz; Sokak başında faytonlar dururdu.İşte bundan değil mi...Yine de güzel nostaljik bir yazı...

Erdal Önal dedi ki...

Evet, Ankarada Şafaktepe Ortaokulundaki Erol Menendi.

Erdal Önal dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.